13 Sanat Eseriyle Oidipus’un Trajik Öyküsü

Oidipus’un acıklı hikâyesini, kaderin oyununu bozmaya yönelik çaresiz çırpınışlarını çarpıcı biçimde anlatan 13 sanat eseri üzerinden inceleyelim.
19 Aralık 2021
13-sanat-eseriyle-1
Oidipus ve Sfenks, Gustave Moreau, 1864, Metropolitan Sanat Müzesi

13 Sanat Eseriyle Oidipus’un Trajik Öyküsü

Oidipus’un acıklı hikâyesini, kaderin oyununu bozmaya yönelik çaresiz çırpınışlarını çarpıcı biçimde anlatan 13 sanat eseri üzerinden inceleyelim.

Çevirmen: Sedanur Yartaşı
Editör: Şeyma Neşe Turan
Tasarım: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Sedanur Yartaşı, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. 20. yüzyıl İngiliz edebiyatı, çağdaş edebiyat kuramları ve travma çalışmaları ile ilgileniyor.

Şeyma Neşe Turan, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Şu sıralar Üsküdar Üniversitesi’nde Adli Bilimler Yüksek Lisans öğrencisi. Oyunları ve kuşları çok sever.

Erhan Köş, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi. Sosyal bilim felsefesi ve metodolojisi üzerine çalışıyor.

1000 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Oidipus, varlığı M.Ö. 5. yüzyıla dayanan bir Yunan mitolojisi karakteridir. Onunla ilk olarak Yunan tragedya yazarı Sophokles’in kader, hakikat ve suçluluk kavramlarını işleyen ve Thebai Üçlemesi olarak bilinen oyun serisinde karşılaşırız. Kral Oidipus bu Atina Tragedyaları üçlemesinin ilk oyunudur ve Oidipus’un hikayesinin ortasından başlar. Homeros ve Aiskhylos gibi birkaç Antik Yunan şairi eserlerinde Oidipus’un öyküsüne atıfta bulunur. Hikâye Thebai’nin kralı Laios ve kraliçesi İokaste ile başlar.

Bebek Oidipus

Çoban Phorbas’ın Hayata Döndürdüğü Bebek Oidipus, Antoine Denis Chaudet, 1810-1818, Louvre Müzesi

Çocuğu olmayan Laios, Apollon’un kahiniyle görüşmek için Delphoi’ye gider. Rahip, Laios’a doğuracağı erkek çocuğunun onu öldüreceğini, bunun kaçınılmaz kaderi olduğunu söyler. İokaste bir erkek çocuğu –gelecekteki kral Oidipus’u– doğurduğunda ise Laios panikler. Bebeğin ayak bileklerini deler ve birbirine perçinler, karısına da bebeği öldürmesini söyler. İokaste ise çocuğuna kıymaya cesaret edemez ve bu dehşet verici görevi bir başkasına devreder.

Bebek Oidipus’un Kurtarılışı, Salvator Rosa, 1663, Kraliyet Sanat Akademisi

İokaste bebeği öldürmesi için sarayın hizmetçilerinden birini görevlendirir. Hizmetçi de bebeğin katlini gerçekleştiremeyince onu ölüme terk etme bahanesiyle bir dağa götürür. Hikâyenin bazı versiyonlarında hizmetçi görevi yerine getirir ve bebeği ayaklarından bir ağaca asılı halde bırakır. Bazı sanat eserlerinde resmedildiği gibi daha sonra bir dağ çobanı onu bulur ve iplerini keserek ağaçtan indirir. Ancak Sophokles’in Kral Oidipus’unda hizmetçinin bebeği çobana emanet ettiği, çobanın da onu Korinthos’un çocuksuz kral ve kraliçesi Polybos ile Merope’ye verdiği yazar.

Ağaçtan İndirilen Oidipus, Jean-François Millet, 1847, Kanada Ulusal Sanat Galerisi

Korinthos’ta Evlat Edinilir

Kral Polybos ve Kraliçe Merope çocuğu büyük mutlulukla evlat edinir ve kendi çocuklarıymış gibi yetiştirirler. Şişmiş ayak bileklerine istinaden ona Oidipus ismini koyarlar. Sıvı birikmesi sonucu oluşan şişliği tanımlayan ödem kelimesi (İng. oedema) Oidipus ismiyle aynı kökenden gelmektedir. Polybos ve Merope, Oidipus’a geçmişinden ve geldiği yerden hiç bahsetmez. Oidipus, delikanlı olduktan sonra onların çocuğu olmadığına dair söylentiler duyar ve Delphoi kâhinine danışmaya gider. Kâhin ona babasını öldüreceğini ve annesiyle evleneceğini söyler. Bu kehanetin kendisini evlat edinen ebeveynleri kastettiğini sanan Oidipus, bu kaderden kaçmak amacıyla Korinthos’u çaresizlik içinde terk eder.

Oidipus’un Bulunuşu, bilinmeyen sanatçı, 1600-1799 dolaylarında, Bolton Kütüphane ve Müze Hizmetleri

Oidipus yoldayken at arabasıyla seyahat eden yaşlı ve aristokrat bir adama rastlar. Oidipus ve adam hangisinin yol vereceğine dair bir kavgaya tutuşur. Kavga gittikçe şiddetlenir ve adam Oidipus’a asasıyla vurmaya kalkar. Oidipus adama engel olur, onu at arabasından fırlatır ve öldürür. Ardından adama eşlik edenleri de öldürür. Tüm bunlara sadece bir köle şahit olmuştur, o da kaçar. Oidipus Thebai’ye doğru yoluna devam eder. Ancak şehrin girişini kapatan ve sorduğu soruyu bilemeyen herkesi parçalayıp yutan bir Sfenks ile karşılaşır.

Kral Oidipus

Oidipus ile Sfenks, Gustave Moreau, 1864, Metropolitan Sanat Müzesi

Bazı versiyonlarda değişmekle birlikte, Sfenks’in sorduğu bilmece çoğunlukla şöyle rivayet edilir: “Hangi canlı sabah dört, öğlen iki, akşamsa üç ayakla yürür?” Oidipus bir anlığına düşünür ve doğru cevabı verir: “İnsan. Çocukken emekler, yetişkin iken yürür ve yaşlandığında bir değnekten destek alır.” Kendi oyununda yenilen Sfenks kayalardan aşağı atlar ve şehrin yolu tekrar açılır. Şehre giriş yapan Oidipus, Thebai’nin kralının yakın zamanda öldürüldüğünü ve şehrin başında bir hükümdarın olmadığını öğrenir. Kraliçe İokaste’nin kardeşi Kreon, Sfenks’in hakkından gelebilen adamın yeni kral ilan edileceğine hükmetmiştir.

Oidipus’un Öfkesi, Alexandre-Evariste Fragonard, 1808, Princeton Üniversitesi Sanat Müzesi

Oidipus yolda kavga ettiği adamın öz babası olduğundan habersizdir. Artık Thebai’nin yeni kralı olan Oidipus, dul kalan Kraliçe İokaste ile evlenmiş ve kâhinin kehaneti gerçekleşmiştir. Fakat hakikat ortaya çıkana dek yıllar geçecektir. Oidipus Thebai’yi başarılı şekilde yönetmektedir. İokaste ile iki kız, iki erkek olmak üzere dört çocukları olur: Eteokles, Polyneikes, Antigone ve İsmene. Yıllar sonra, çocuklar büyüyüp birer genç oldukları sırada Thebai’yi korkunç bir salgın ve kıtlık kuşatır ve Sophokles’in Kral Oidipus’unda geçecek olaylara sebebiyet verir.

Gerçeğin Peşinde

Oidipus’un babası Laios’u öldürüşünü resmeden fresk, Kahire Mısır Müzesi

Thebai’nin sevilen kralı Oidipus, kentini kırıp geçiren felakete karşı bir şeyler yapmak konusunda sabırsızdır. Kayınbiraderi Kreon’u, danışması için Delphoi şehrindeki kâhine gönderir. Kreon’un kâhinden aktardığına göre felaketin sebebi Laios’un sırrı çözülememiş cinayetindeki ahlaksızlık ve halen adaletin yerini bulmamış olmasıdır. Katili sesli şekilde lanetleyen Oidipus, harekete geçerek kör kâhin Teiresias’a danışır. Ancak işin ardındaki korkunç gerçeği bilen Teiresias, başlangıçta Oidipus’a cevap vermeyi reddeder. Ona kendi iyiliği için soruyu unutmasını öğütler. Buna çok sinirlenen Oidipus, Teiresias’ı cinayete ortak olmakla suçlar, buna karşılık Teiresias hiddetlenir ve gerçeği Oidipus’a açıklar:

“Bu kentin yüz karası, bu kenti kirleten eli kanlı adam sensin…”¹

Tek Şahit

Lilah McCarthy İokaste Rolünde, Harold Speed, 1907 Victoria & Albert Müzesi; Bir Oidipus ve İokaste çiziminden detay, Rémi Delvaux, 1798-1801 dolaylarında, British Museum

Hâlâ öfkeli olan ve kâhinin dile getirdiği hakikatle yüzleşemeyen Oidipus cevabı kabul etmez. Bunun yerine Teiresias’ı Kreon’la birlikte kendisine komplo kurmakla suçlar:

“Ben istemeden bu kentin bana verdiği iktidara Kreon gibi dürüst, daima vefalı bir dost göz dikmiş; el altından iş görerek sırf para hırsıyla hareket eden bu hilekâr büyücüyü, sahte peygamberi, gizli oyunlar ustasını bana yollamış; beni devirmek istiyor.” 

Teiresias karşılık verir: 

“Körlüğümü yüzüme kaktın; nasıl bir felakete uğradığını, nerede oturduğunu, kimin yanında ömür geçirdiğini görmedikten sonra o gözlerin neye yarar?” ²

Nihayetinde Oidipus bir hışımla Teiresias’ın kentten gitmesini emreder. Teiresias gitmeden önce kinayeli bir biçimde buraya en başta Oidipus’un isteğiyle geldiğini hatırlatır ve kentten ayrılır.

Oidipus sıkıntısını İokaste’ye anlattığında, İokaste onu yatıştırmak için Laios’un öldürüldüğü yeri betimlemeye çalışır. Laios’un dış görünüşünü ve öldürüldüğü yeri öğrenen Oidipus, sonunda Teiresias’ın ona anlattıklarını düşünüp eski kralın ölümünden sorumlu olmaktan korkmaya başlar. İokaste onu tekrar rahatlatmaya çalışır. Hayatta kalan tek kişi olan ve şimdilerde dağlarda çobanlık yapan köle, bir değil birden fazla hayduttan bahsetmiştir. Oidipus bu adamla konuşmaya karar verir ve adamı huzuruna çağırtır.

Oidipus'un Kökeni

İokaste’den Ayrılan Oidipus, Alexandre Cabanel, 1843, Comtadin-Duplessis Müzesi

Çobanın beklendiği sırada saraya bir haberci gelir ve Kral Polybos’un öldüğünü bildirir. Haberci,  Korinthos’a dönerek babasının tahtına geçmesi için Oidipus’a yalvarır. Oidipus ise, Merope yaşadığı sürece kehanetin gerçekleşmesinden korktuğu için çekincelerini belirtir. Bunun üzerine haberci hikâyenin bir başka parçasını aydınlatır; Oidipus’u bebekken Polybus’a verenin kendisi olduğunu söyler. Polybus ve Merope onun öz anne ve babası değildir.

Koro, Oidipus’u bebekken Thebai’den alan ve bu haberciye veren çobanın, Oidipus’un Laios’un ölümüne dair şahitlik yapması için dağlardan çağırttığı çobanın ta kendisi olduğunu söyler. Şüphelenmeye başlayan İokaste Oidipus’a bu sonu gelmeyen arayışı durdurması için yalvarır. Oidipus ise inatla bu çobanla konuşmakta ısrar eder. Panikleyen İokaste sahneyi terk eder.

Kaderin Ağına Düşmüş

Kör Oidipus Ailesini Tanrılara Emanet Ediyor, Bénigne Gagneraux, 1784, İsveç Ulusal Müzesi

Bir zamanlar öldürmeyi reddettiği çocuğun Oidipus olduğunu öğrenen çoban, tıpkı İokaste gibi, gerçeğin farkına varır ve çaresizce sorudan kaçınmaya çalışır. Fakat Oidipus yine öfkelenir, askerlerine çobanı derdest etmelerini söyler ve sorularına cevap vermemesine karşılık çobanı işkence ve ölümle tehdit eder. Dehşete kapılan çoban, Oidipus’un aradığı cevapları vermeyi kabul eder.

Oidipus Kolonos’ta, Jean-Baptiste Hughes, 1885, Orsay Müzesi

Sonunda hakikat bütünüyle ortaya çıkar: Oidipus gerçek babası Laios’u öldürmüştür ve karısı İokaste aslında annesidir, çocukları da yarı kardeşleridir. Dehşete düşen Oidipus haykırır:

“Her şey aydınlandı artık… Ey gün ışığı, bu seni son görüşüm olsun! Doğurmamalıydı beni doğuran, birleşmemeliydim birleştiğimle, öldürmemeliydim öldürdüğümü…”³

ve koşarak ayrılır.

Kral Oidipus'tan Kör Dilenciye

Oidipus ve Antigone, Franz Dietrich, 1872 dolayları, Crocker Sanat Müzesi

Bir haberci koşarak gelir ve İokaste’nin intihar ettiğini duyurur. Oidipus ise kendini kör etmiş halde halkın ve Kreon’un önüne çıkar. Artık kentin koruyucusu olan Kreon’a kendisini Thebai’den sürgün etmesi için yalvarır ve bir zamanlar hüküm sürdüğü krallığı kör bir dilenci olarak terk eder. Kral Oidipus şu sözlerle sona erer:

“O zorlu bilmeceleri çözen Oidipus’un haline bakın! Çok kudretli bir insandı. Onun mutluluğu bu kentte hangi vatandaşı imrendirmemişti? Şimdi ne kadar korkunç bir felaket kasırgasıyla sürüklendiğini görün! Onun için, son gününü görmeden hiç kimseye mutluluğa ermiş demeyin!..”

Kaynakça

1 – Sophokles, Kral Oidipus, çev. Bedrettin Tuncel (İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018), s. 13.

2 – Sophokles, Kral Oidipus, s. 15-16.

3 –  Sophokles, Kral Oidipus, s. 46.

4 – Sophokles, Kral Oidipus, s. 56.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.