Altın Oran: Matematikçilerin Keşfinden Instagram Estetiğine

Beden ve sanatsal kompozisyonların dengesi, bir çağdan diğerine güzellik algısı gibi sürekli değişen toplumsal değerlerin bir yansımasıdır.
22 Aralık 2021
altin-oran-12
Mona Lisa, Leonardo Da Vinci

Altın Oran: Matematikçilerin Keşfinden Instagram Estetiğine

Beden ve sanatsal kompozisyonların dengesi, bir çağdan diğerine güzellik algısı gibi sürekli değişen toplumsal değerlerin bir yansımasıdır.

Çevirmen: Sema Gürlük
Editör: Dilara Aydın
Tasarım: Serra Özel

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Sema Gürlük, İstanbul Üniversitesi, Fransız Dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisi.Edebiyat çevirisi yapmaktan hoşlanıyor. Absürd felsefe ve nihilizmle ilgileniyor. Sinema ve edebiyat okumaları yapıyor. Fizik ve astronomi bilimleri meraklısı.

Dilara Aydın, İzmir Bakırçay Üniversitesi sosyoloji yüksek lisans öğrencisi. Doğayı ve yolda olmayı seven gezgin ruhlu biri. Sosyoloji, sanat, felsefe ve yeni medya alanlarına ilgi duyar.

Serra Özel, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi. Fotoğraf ve resimle ilgileniyor.

1800 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Leonardo da Vinci için resim bir bilime benziyordu. Mona Lisa’sının oranları, bir dizi altın dikdörtgene karşılık gelmektedir.

İlahi oran olarak da adlandırılan altın oran, bir nesnenin veya görüntünün farklı bölümleri arasında uyumlu bir ilişki kurar. Matematikçi Étienne Ghys, Le Monde’daki bir makalesinde şunları tekrarlıyor: 

“Bir nesneyi eşit olmayan iki parçaya böldüğümüzde, büyük parça ile küçük parça arasındaki oran, bütün ile büyük parça arasındaki oran ile aynıysa, oranın ilahi veya altın olduğunu söyleriz. ” 

Altın oran ,φ (fi) sayısı ile temsil edilir ve Atina’daki Parthenon’un cephesini oluşturan Yunan heykeltıraş Phidias’ın adıyla doğrudan bir bağlantısı vardır. Değeri 1.61803398874989482045 …olarak Antik Yunan’dan beri bilinen bir matematiksel denklemin sonucu, yani (1 + 5) / 2.

Orantı, uyum ya da simetri ilkesi gibi estetik kavramların kökeninde matematik dili vardır. Matematikçi Hermann Weyl’e göre; “fiziğin tüm apriori sonuçlarının kökeni simetriden gelir”. 

Güzellik ve İyilik

Bu nedenle, Antik Çağ’dan beri, altın orana atfedilen estetik erdemlerin sayısı çoktur ve çabucak mekansal organizasyonun uyum ve dengesinin ötesine geçme eğilimindedir. Böylece, büyük ölçüde varlık ve ruhların içsel dengesine aktarılmaktadırlar. Ayrıca Aristoteles’e göre güzel, zorunlu olarak uyumlu ve orantılıdır. Sokrates ve Platon için güzel bir beden, ancak güzel bir ruhun yansıması olabilir. Bu Helenistik denklem, uygarlığımızda çok güçlü bir iz bırakır: tüm prenslerin ve prenseslerin güzel ve yakışıklı olduğu peri masallarını hatırlayın; iyiler güzel fakat kötüler daha az güzeldirler.

1175 doğumlu Fibonacci olarak bilinen İtalyan matematikçi Leonardo Pisano, yaygın olarak Fibonacci dizisi olarak adlandırılan bir dizi geliştirmeyi başardı. Fibonacci dizisi, bir terimi bir öncekine bölmeye dayanır, her yeni sonuç altın orana daha da yaklaşır… Da Vinci Şifresi’nde Tom Hanks, bir suç mahallinde bir mesajın şifresini çözmeye çalışır ve bu Fibonacci dizisinden başkası değildir. Mısır piramitlerinden esinlenen Louvre piramidinin mimarisi, altın oran ile tanımlanan oran skalasına yakın oranlara dayanmaktadır. 

Güzeli Tanımlamak

Matematik, sanat, bilim veya felsefe aracılığıyla tüm medeniyetler güzeli tanımlamaya çalışmıştır. Antik çağda, çeşitli heykel teorisyenleri, bu doğru oranlar, uyumlu bir bütün fikrinden güzellik kanonlarını önceden kurdular. Sözde Polykleitos kanonu böylece güzel bir vücudun kafanın yedi katı olması gerektiğini savundu. Rönesans’a kadar güzellik, doğanın yalnızca bir taklidiydi, altın oranın dengesi tarafından organize edilmiş ve yapılandırılmıştı. Bu “ilahi” oran, ilahi yaratılışın dengesini kopyalayarak yeniden üretmeye yardımcı oldu. Bu nedenle, güzellik kanunları, daha antropomorfik (insan biçimcilik) olan yeni bir insan vizyonunu ifade eder.

Leonardo da Vinci, doğanın ve dolayısıyla insan vücudunun orantı dengesinin tam örneği olduğu teorisine biçim vererek, bir tür ideal insan olan Vitruvius Adamı’na ilahi oranı uyguladı. Göbek, insan vücudunun ve bütünleştiği karenin merkezi noktasıdır. Yunanistan ve Roma’da Rönesans’a kadar altın oranın bu uygulaması, Leonardo da Vinci, Boticcelli ve hatta Michelangelo’nun ses getiren güzelin idealleştirilmesini anlayışını yansıtır. 

Leonardo da Vinci'nin Vitruvius Adamı.

M.Ö. birinci yüzyılda yaşamış bir Roma mimarı olan Vitruvius:

“Bir binanın güzel olması için o binanın doğada bulunan mükemmel simetri ve orantılara sahip olması gerekir. “

Birçok sanatçı, uyumlu oranlarda eserler elde etmek için doğanın sunduğu çoklu geometrik modellerden ilham almıştır. Bu durum, çağdaş zamanlarda da hala geçerlidir. 20. yüzyılın ortalarında sanat, mimari, doğa ve matematik hala Corbusier’in ölçüm sisteminde kesişiyor: Modulor.

Doğa, aynı zamanda Katalan mimar Gaudí için de en büyük ilham kaynağıydı. Sagrada Familia’nın içindeki ağaç benzeri sütunları ve hatta salyangoz sarmalıyla işaretlenmiş Barselona kaldırımını düşünün. Gaudi’nin art nouveau’su sanat ve mimarlık okullarının yanı sıra modayı da büyülüyor (Max Azria’nın 2015-2016 sonbahar / kış koleksiyonuna bakın).Ayrıca 2022’de Orsay Müzesi’nde bir sergi etkinliğinin de konusu olacak. 

Barselona'da Gaudi kaldırımı.

Sosyal Ağların Etkisi

Antik çağlardan beri, formların dengesi sözde “güzel sanatlar”ın ortaya çıkmasına neden olan birçok yaratıma rehberlik etmiş olsa da 21. yüzyılın medyası geride kalmadı ve bu kodları kendine entegre edebildi. Instagram kullanıcıları, altın sayı ve Instagram gönderisi (her kullanıcının kişisel portföyü) sayesinde estetik olarak dengelenmiş ve özen gösterilmiş bir fotoğrafın değerini iyi anladılar. Bu durum bir tuval üzerindeki fotoğraflar ve şiirsel düşüncelerin ortaklığına izin veren üç sütunun yan yana gelişi değil midir? 

Uzun bir imgeler tarihinin mirasçıları olarak biz, onları içgüdüsel olarak yeniden yaratma ve alışık olduğumuz oranları beğenme eğilimindeyiz. @Instarepeat hesabı bunu kanıtlıyor: bazı klişelerin öne çıkması, onları sadece seyahat etmeye ve şiire davet ettikleri için değil, aynı zamanda bizi belirli oranlara alışmış olan gözümüz için “rahat” bir estetik deneyime yönlendirmelerinden dolayı standartlar haline getirdi. Ağ kullanıcıları, elbette ki güzellik ölçütlerini dikte eden ve yansıtan fotoğraflarda kendilerini aynı amaç ile sahneye koyarlar. Ancak kaybolan çizgilerin veya dikkat çekebilecek oranların az çok bilinçli bir şekilde yeniden üretilmesiyle onlar da altın oranın etkisi altına girerler. 

@insta_repeat Instagram hesabından

Beden ve sanatsal kompozisyonların dengesi, bir çağdan diğerine güzellik algısı gibi sürekli değişen toplumsal değerlerin bir yansımasıdır. Dili suistimal ederek altın sayıdan bahsetmek ya da kullanımını iddia etmek, sadece güzelden ya da uyum duygusundan bahsetmektir. Birçok matematikçi, bu sayının ilgisini inkâr etmekte ve evrensel olarak yeterince uyumlu olarak değerlendirilen belirli formların veya nesnelerin bu orana hiç ait olmadığına işaret etmektedir. Pozitif bilimlerin yakın tarihinde, altın oran çok az ilgi uyandırıyor gibi görünüyor.

Aksine, bir efsane ya da mistik bir kavram olarak altın oran sanatçıları büyülemeye ve onlara ilham vermeye devam ediyor. Adının kendisi, güzel bir yaratıma sebep verecek büyülü ve gizemli bir anahtar gibi etkileyici bir şeye sahiptir. Altın oran, matematiksel bir kavramın ve estetik transpozisyonların çok çeşitli alanlarda iç içe geçtiği, görüntü ve estetikle giderek daha fazla ilgilenen bir çağda varoluş zeminini kaybetmesi muhtemel olmayan efsanevi havasını kanıtlayan bir tür düğüm olduğu için büyülüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.