Aşırı Tüketim mi, Minimalizme Doğru Bir Hareket mi?

Minimalizm fazlalığı ortadan kaldırarak hayatta neyin önemli olduğunu ön planda tutmamıza yardımcı olur.

Çevirmen: Dilara Öztekin

Editör: Ömer Gezen

Tasarım: Erhan Köş

Aşırı Tüketim mi, Minimalizme Doğru Bir Hareket mi?

Minimalizm fazlalığı ortadan kaldırarak hayatta neyin önemli olduğunu ön planda tutmamıza yardımcı olur.

Çevirmen: Dilara Öztekin

Editör: Ömer Gezen

Tasarım: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram
minimalizm

Dilara Öztekin, sosyoloji bölümünde lisans öğrencisi. alanı doğrultusunda çeşitli çalışmalarda bulunuyor. İmkan buldukça farklı mekanlar keşfetmeyi ve bunları fotoğraflamayı seviyor.

Ömer Gezen, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji & Felsefe öğrencisi. Gökyüzüne bakmayı, düşünmeyi ve kitap okumayı seviyor.

Erhan Köş, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji lisans öğrencisi. Bilim metodolojisi üzerine çalışıyor.

600 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Aşırı tüketim, iklim değişikliği ve evden çalışma… Bunlar, tüketicilerin zihinlerinde öne çıkan endişelerden birkaçı olmalarıyla birlikte son birkaç yılda minimalizme olan ilginin giderek artmasına yol açan üç nedendir. Minimalizm, en basit haliyle, fiziksel ve zihinsel alanlarımızda daha az şeyle yaşamaktır. Minimalizm hareketinin savunucuları bunu, bir yaşam tarzı olarak adlandırmakla beraber sadece fiziksel ve zihinsel alanları düzenlemeye yardımcı olmadığını, aynı zamanda refahın ve mutluluğun artmasına da neden olduğunu söylemektedirler. Minimalizm fazlalığı ortadan kaldırarak hayatta neyin önemli olduğunu ön planda tutmamıza yardımcı olur.

Minimalizm hareketi, zihinsel ve fiziksel alanlarınızı düzenlemenin mutluluk, tatmin ve özgürlük bulmanın yolunu açtığını öne süren Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus tarafından kurulmuştur. Mutluluk ve tüketim üzerine yapılan araştırmalar, daha az tüketimin sadece gezegene değil zihinsel sağlığımıza da fayda sağladığını bildiriyor. Araştırmalar zenginlerin paralarını verirken kendilerini daha mutlu hissedebildiğini gösteriyor. Bu nedenle bir şeyleri satın alma gücümüz ve materyalist tüketimimiz zihinsel sağlığımız ve refahımız üzerindeki etkili olabilir. 

Fakat bazı tüketimler vardır ki bunlar kaçınılmazdır; bu, bir nevi beslenme formu olarak iş görür. Bu; kendini ifade etme, kendini gerçekleştirme ve yeni fikir ve düşüncelerin uyarılması için bir çıkış noktasıdır. Ekonomist Thorstein Veblen’in insanların sosyal statülerini ve belirli gruplara ait sembollerini göstermek için lüks mallar kullandıklarına dair argümanının ortaya atılmasından bir asır sonra hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Teknolojik ilerleme ve tüketici seçeneklerindeki kişiselleştirilmelerin artması, geliştirilmiş ve daha doğrudan tüketim yollarına katkıda bulunabilirken, bunun tersi de olabilmektedir. Kendini temsil etme ve aidiyet duygusu hissetme çabasındayken, karantina sırasında, aşırı tüketim doğal bir tepkidir ve hızla bir çevre sorunu haline gelir. 2011 yapımı Consumed: Inside the Belly of the Beast belgeseli, Batı toplumlarında oluşan prestij ve tüketim arasındaki bağlantıyı vurgulamakla birlikte nüfuslar, neden oldukları tahribatın farkına vardıkça bu dönemin kısa olabileceğini belirtmekte. Nitekim son birkaç yıl içerisinde minimalizmin benimsenmesinde artışlar görülmektedir. Evde sıkışıp kalan ve eşyalarıyla yüzleşmek zorunda kalan tüketiciler, sahip olduklarını yeniden gözden geçirerek daha kaliteli mallar ve bilinçli yaşamın yeniden canlanmasını teşvik etmektedirler. 

Pandemi devam ederken, deneyimlediğimiz kısıtlamaların çoğu kalıcı olacak ve tüketim; bir kendini temsil etme biçimi ve bağlantı için bir araç olmaya devam edecektir. Peki, minimalizm dürtüsü ve çevre için artan endişeler tüketme biçimlerimize nasıl tezahür etmektedir?

Örneğin ev yenileme trendleri, tüketicilerin yenileme çalışmalarına daha doğal çözümler aramasıyla geçen yıl gelişen ve 2021’de büyümeye devam eden değişen tüketici tercihlerinin bir göstergesidir. Bununla birlikte, moda gibi diğer perakende endüstrileri de sürdürülebilir uygulama ve yaşam üzerine yeni bir odağın etkisi altındadırlar. Belki de bizi sonsuz bir aşırı üretim ve aşırı tüketim döngüsüyle besleyen online alışveriş stratejileri veya önümüzdeki yirmi yıl içinde dünyanın nasıl olacağı konusunda büyüyen endişe, daha az tüketmek ve minimal yaşam için yeni bir talebi destekliyor olabilir. 

Minimalizm sadece tüketicileri değil, satış yapan işletmeleri ve şirketleri de etkiler. Petrol endüstrisinden sonra dünyanın en büyük ikinci kirleticisi olan moda endüstrisi, çevresel enkazda kötü şöhrete sahip olmakla birlikte bu minvalde başat bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla moda endüstrisi, günümüzde sürdürülebilirlik girişimlerinden ve koronavirüs değişikliklerinden etkilenen büyük bir endüstridir. Minimalizmin izini takip eden moda endüstrisi aynı zamanda tüketici tercihlerinin nasıl değiştiğine; markaların, şirketlerin ve endüstrilerin bu değişime nasıl tepki verdiğine dair iyi bir örnek teşkil etmektedir. McKinsey tarafından hazırlanan bir rapora göre, ‘azalan geri dönüş’ modanın yeni gerçeğidir. Markalar artık ‘az çoktur’ kavramının gücünü fark ediyor. Tüketiciler daha az satın aldıkça, daha az şey ama daha fazla bilgi istiyor. Yani evden çalışma, plastik atıklara karşı daha fazla farkındalık ve artan çevre tahribatı bilinci ile tüketiciler, tüketimin tahribatını azaltmaya yardımcı olmak için daha büyük organizasyonların ve şirketlerin neler yaptığını bilmek istiyor. Bu sebeple minimalizm sadece bir trend değil, benimsenmeye devam edecek bir yaşam tarzı ve büyümeye devam edecek bir topluluk olarak varlığını sürdürecektir. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.