Bilimsel Bir Makaleyi Nasıl Okumalıyız?

Dünyanın dört bir yanından akademisyenler ve öğrenciler bilimsel bir makaleyi nasıl okuduklarını anlatıyorlar.

Çevrimen: Rümeysa Sağın

Editör: Dilara Aydın

Tasarım: Erhan Köş

Bilimsel Bir Makaleyi Nasıl Okumalıyız?

Dünyanın dört bir yanından akademisyenler ve öğrenciler bilimsel bir makaleyi nasıl okuduklarını anlatıyorlar.

Çevirmen: Rümeysa Sağın

Editör: Dilara Aydın

Tasarım: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Rümeysa Sağın, Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği lisans mezunu. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Kent Çalışmaları alanında yüksek lisans yapıyor.

Dilara Aydın, İzmir Bakırçay Üniversitesi Sosyoloji yüksek lisans öğrencisi. Doğayı ve yolda olmayı seven gezgin ruhlu biri. Sosyoloji, sanat, felsefe ve yeni medya alanlarına ilgi duyar.

1500 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Ben öncelikle öz bölümünü okuyarak başlarım. Sonra giriş bölümünü hızlıca tarayıp makaledeki şekillere göz atarım. En göze çarpan bir veya iki figürü belirleyerek makalenin ana metnini gerçekten anladığımdan emin olmaya çalışırım. Ardından, sonuç ve özet kısmını okurum. Tüm bunları yaptıktan sonra, aklıma gelen muhtemel soruları açıklığa kavuşturmak ve metnin içeriğindeki teknik ayrıntılarını yakalamak için makaleyi baştan okurum.

– Jesse Shanahan, Connecticut, Middletown’da Wesleyan Üniversitesi’nde Astronomi Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi

Bilhassa sonuç bölümünün, öz kısmında anlatılan içeriğe dair bir fikir vermesi gerektiği kanaatindeyim. Araştırmanın amacı, bulguları ve teorik çerçevesine dair doğru bir öngörü için öz bölümünün sonuç bölümü ile ilintili olması gerekir. Bu sayede, çalışmak istediğim konuya dair örnek alacağım bir makale olup olmadığını anlayabilir, araştırmamı tasarlarken okuduğum makaleden faydalanabilirim.

 Çizimler ve şekillerin ilk izlenim yaratma konusunda önemli olduğunu düşündüğüm için onlara bakmayı da ihmal etmem. Sonra, yazarın çalışma metodunu anlayabilmek için tüm makaleyi yazıldığı sıraya göre baştan sona okurum.

Okumalarınızı verimli hâle getirmek istiyorsanız öncelikle ne tür bir bilgi aradığınızı iyi bilmeniz ve oraya odaklanmanız gerekiyor. Bulgularınızı yazarınkiyle karşılaştırmak, kendi analizinizi bir bağlama oturtmak veya yeni yayınlanan verileri kullanarak bunları çalışmanızda kullanmak gibi amaçlarınız olmalı. Makalenin aldığı atıflar, sizinkine benzer çalışmalar yapan meslektaşlarınızın ele aldığınız makaleden ne şekilde faydalandıklarına dair bir görü kazandırabilir. Neticede okuduğunuz makaleye yapılan atıflar, makalenin sizi ilgilendiren boyutlarına karar vermenize yardımcı olabilir.

– Cecilia Tubiana, Almanya, Göttingen’de Max Planck Güneş Sistemi Araştırma Enstitüsü’ndeBilim İnsanı.

Eğer amacım temel noktaları anlamaksa öz bölümünü okur, şekil ve tablolara geçer, ardından   önemli ipuçları için tartışma bölümüne bir göz atarım. Bence şekil ve tablolar, bir yazının en önemli parçasıdır. Çünkü bir makalede kullanılan görsel ve simgesel içerikler, öz ve gövde metnine farklı bir biçim ve içerik kazandırabilir. Ardından, metodoloji bölümüne geçerim ve araştırmada kullanılan paradigmayı anlamaya çalışırım.  

Eğer makaleyi daha derinlemesine incelemek istiyorsam, genellikle yazının tamamını ve ardından aynı konuda yazılmış diğer makaleleri okurum. Özellikle, ilginç veya tartışmalı bulduğum bir cümleye ait referans varsa ona da bakarım. Daha fazla detaya ihtiyacım olursa derinlikli bir literatür taraması yaparak farklı verilere erişirim sağlayabilirim.

Yazarın araştırması benimkine benziyorsa, araştırma bulgularının benim araştırmam ile eşleşip eşleşmediğine veya herhangi bir tutarsızlık olup olmadığına bakarım. Eğer böyle bir durum varsa, sebebi üzerine kafa yormaya başlarım. Yazarların makalelerinde kullandığı yöntem ve tekniklere dikkat etmek oldukça önemlidir. Bu sırada, eğer onunla aynı metodu kullansaydık “bizim modelimiz nasıl olurdu ve ne sonuç alırdık?” diye düşünürüm. 

Jeremy C. Borniger, Columbus, Ohio Eyalet Üniversitesi’nde Nörobilim Alanında Doktora Öğrencisi

Ben her zaman başlık ve öz bölümlerini okuyarak başlarım. Bu, bana makalenin ilgi alanıma girip girmediğini veya gerek bilimsel gerek linguistik açıdan benim seviyeme uygun olup olmadığını söyler. Sonrasında, araştırma sorusunu anlayabilmek için giriş bölümünü okurum ve ardından şekillere ve tablolara göz atarım. Böylelikle, verilerle ilgili bir fikir edinebilmem kolaylaşır. Daha sonra, araştırmanın genel olarak değerlendirilmiş halini anlamak için tartışma kısmını okurum.

Çalışmanın sınırlılıklarının ne olduğuna ve verilerden doğru sonuç çıkarılmış olmasına dikkat ederim. Kimi yazarların kendi iddiasını normalden fazla abartması benim için olumsuz bir anlama sahiptir. Ayrıca, araştırma kapsamında incelenen hipotezi gerçekten test edebilmek ve doğrulanabilir olup olmadığından emin olmak için epidemiyolog kimliğimi devreye sokarım. 

– Kevin Boehnke, Ann Arbor, Michigan Üniversitesi’nde Çevre Sağlığı Bilimleri Doktora Öğrencisi

Benim okuma stratejimin makalenin türüne bağlı olduğu söylenebilir. Bazen, araştırdığım konuyla ne kadar alakalı olabileceğini görmek için makalenin geneline göz gezdirerek başlarım. Eğer benim çalıştığım konuyla birebir uygunsa, o zaman bana zaten tanıdık gelen giriş bölümü dışında yazıyı derinlemesine okurum. Ama her zaman, özellikle dikkat etmem gereken belirli şekilleri ve tabloları anlamaya çalışırım. Sonra, tartışma ve sonuçta bölümündeki ilgili bilgileri okurum.

Çalışmada yapılmış metin içi atıflarda dikkatimi çeken olursa muhakkak ona da bir göz atarım. Yazarların araştırma konusunun belli yönlerini görmezden gelmeyi tercih edip etmediklerini anlamak için bu alanda kime atıfta bulunduklarını -veya özellikle kime atıfta bulunmadıklarını- merak ederim. Ekteki figürlerin de araştırma içerisinde merak uyandıran kayda değer bir yeri olduğunu düşünüyorum. Özellikle sonuçlar, yazarların referans vermediği alanlarla ilişkili ise veya genel hikâyeyi yorumlamada pek faydalı olmuyorsa ek figürlerin öneminin arttığını söyleyebilirim.

Gary McDowell, Massachusetts, Medford’da Tufts Üniversitesi’nde Gelişim Biyolojisi Alanında Doktora Sonrası Araştırma Görevlisi ve Boston College’da Misafir Araştırmacı

Makaleleri okurken, yalnızca yazıya göz gezdirip sonra okuduklarımı unutmaktansa okuduklarımı not alarak aktif bir okuyucu olmaya çalışırım. Örneğin, bir ön bilgi edinmek için makale okuduğumda, her makaleden konuyla ilgili bilgilendirici cümleleri bir Word belgesine kaydeder, ardından kaydettiklerimi revize ederim. Aklıma gelen yeni fikirler üzerine veya daha sonra araştırmayı düşündüğüm konular üzerine kendi çıkarımlarımı yazarım. Böyle yaptıktan sonra çalışmaya geri döndüğümde, tekrar tüm metinleri tek tek okumak yerine yalnızca yazdığım dokümana bakmam yeterli oluyor.

Benzer şekilde, araştırmanın deneysel kısmının nasıl yürütüldüğünü anlamak istediğimde, Excel’de çeşitli araştırma ekiplerinin belirli bir deneyi nasıl yaptığını özetleyen kullanışlı bir tablo oluştururum.

– Lina A. Colucci, Harvard-MIT Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi Programı Doktora Öğrencisi

Ben genellikle öz bölümünü okuyarak başlarım. Bu, bana çalışmanın ne ile ilgili olduğuna dair pratik bir öngörü sunar. Sonuçlarına anlam veremediğim yahut saha kısmına dair aşina olmadığım bir durum yoksa metot bölümünü sona bırakarak tüm makaleyi okurum.

Sonuç ve metot bölümleri, bilimsel bir metinde titizliğe bağlı kalınıp kalınmadığının anlaşılmasını sağlar. Araştırmada yapılan deneyin türünü inceleyin ve bunların tespit edilmek istenen sorular için uygun olup olmadığını düşünün. Yazarların konuyla ilgili yeterli hâkimiyeti olup olmadığından emin olun. Sınırlı sayıda örneklemi olan araştırmalarla çok sık karşılaşılması, metnin önemini kısıtlar.

Makalenin çıktısını almayı ve ilgimi çeken bilgilerin altını çizerek vurgulamayı seviyorum. Böylece, tekrar göz attığımda önemli noktaları hatırlayabiliyorum. Size en alakalı görünen anekdotlar, araştırma konunuzla ilgili fikirlerinizi değiştiren veya size yeni fikirler sunan şeylerdir.

– Lachlan Gray, Burnet Enstitüsü’nde HIV Nöropatogenez Laboratuvarı Başkan Yardımcısı ve Avustralya, Melbourne’daki Monash Üniversitesi Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü’nde Misafir Araştırma Görevlisi

Okumaya karar verdiğim şeyler, araştırma alanlarımla ilgili veya bilim üretmede yeni yollar açan ve tartışma yaratan şeyler oluyor. Çoğu zaman, makalelerden edinmeye çalıştığım şey metodoloji, deneysel tasarım ve istatistiksel analiz meseleleridir. Bu yüzden, benim için en önemli bölüm, ilk olarak yazarların ne yaptığı (metot) ve ikinci olarak ne bulduklarıdır(sonuçlar).

Yazarların neden bu çalışmayı yapmayı düşündükleri (giriş) ve bulguların ne anlama geldiğini analiz ettikleri (tartışma) bölümleri de ilgi çekici olabilir. Pek fikrim olmayan bir alanda yapılmış bir çalışma ise bu bölümleri çok umursamam. Çünkü bunlar, genellikle yazarların kuramsal çerçevelerini, metot ve sonuç üzerine çeşitli düşünme biçimlerini yansıtmaktadır. Ama eğer hakkında az da olsa fikir sahibi olduğum bir konu ise dikkatlice okurum. Çünkü dikkatli okuduğum  zaman, incelediğim araştırmanın varsayımları ve teorik yaklaşımları hakkında çok şey öğrenirim.

– Brian Nosek, Virginia Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde Profesör ve Charlottesville’deki Açık Bilim Merkezi’nin Yönetici Müdürü

Önce metni çok hızlı okurum. İlk okumanın amacı, sadece yazının ilgimi çekip çekmeyeceğini görmektir. Eğer çekiyorsa ikinci kez tekrar, ağır ağır ve detaylara daha fazla dikkat ederek okurum.

Eğer makale, benim araştırmam için çok önemliyse – ve eğer kuramsalsa – yazıyı kendi başıma özetlemeye çalışırım. Yani, sadece başlangıç noktasını alır ve sonra kalan her şeyi makaleye bakmadan tek başıma yeniden çözümlerim. Bu kimi zaman sancılı ve ağır ilerleyen bir süreçtir. Bazen yazarlara yeterince açık yazmadıkları ve temel noktaları atlayıp gereksiz saçmalıklar üzerinde durdukları için sinirlenirim. Bazen de bir yazıyı özetlemeye uğraşırken büyük bir heyecana kapılırım.

– Ulf Leonhardt, İsrail Rehovot’daki Weizmann Bilim Enstitüsü’nde Fizik Profesörü

Ben her zaman, ilk olarak öz bölümünü okurum ve eğer makalenin bana bir şey katacağını düşünürsem okumaya devam ederim. Eğer yazının konusunu iyi biliyorsam giriş bölümüne göz atar, ele alınan soruyu bildiğimden emin olmak için girişin son paragrafını okurum. Ardından, şekil ve tablolara bakarım ve sonuç bölümünü ya okur ya da göz gezdiririm. Son olarak, tartışma bölümüne bakmayı ihmal etmem.

Eğer iyi bilmediğim bir konuda yazılmışsa, çalışmayı bir bağlama oturtabilmek için genellikle giriş bölümünü daha dikkatli okurum. Ardından, şekillere ve tablolara göz gezdirir ve sonuçları incelerim.

– Charles W. Fox, Lexington’daki Kentucky Üniversitesi’nde Entomoloji Bölümü’nde Profesör

Makale okurken kestirme yollar kullanmanın önemli olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Böylece yazmak, araştırma yapmak, toplantılara katılmak, öğretmek ve ödevlere not vermek de dahil olmak üzere diğer çalışmalarımızı yapmak için zaman kalır. Doktora öğrenciliğimden bu yana, kitapların tamamı yerine belli bölümlerini, akademik dergi makalelerinin sonuçlarını ve metot bölümlerini okurum.

– Rima Wilkes, Vancouver, British Columbia Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde Profesör

Science dergisinin baş editörü olarak, her zaman alanımın dışındaki makaleleri de okumam ve anlamam gerekiyor. Genellikle benim gibi, yani her şeye ilgili olan ama bir alana derinlemesine dalan editörlerin özetleri ile başlarım. Sonra, birileri bu yazı üzerine bir haber makalesi yazmış mı diye kontrol ederim. Üçüncü olarak, başka bilim insanlarının bu konudaki görüşlerini ve kuramsal çerçevelerini incelerim. Bunun amacı, yazının ilettiği mesajı genişletmektir. Fakat genelde, yazarlar konuda uzman olmayanların da anlayabilmesi için makalenin özünü ifade etmede büyük iş başarırlar.

Ardından, derginin geniş okuyucu kitlesine iletmek için yazılmış olan özeti tekrardan incelerim. Son olarak, makalenin kendisine geçer; sırayla girişi ve sonucu okur, şekillere göz atar ve makaleyi baştan sona tekrar okurum.

– Marcia K. McNutt, Science Dergisi, Baş Editör

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.