Danışmanınızla Aranızdaki Uyuşmazlıkları Nasıl Yönetebilirsiniz?

Hepimizin bildiği gibi danışman-öğrenci ilişkileri kimi zaman çetrefilli bir hal alabiliyor. New York ve Toronto Üniversitelerinden profesörler bu konudaki deneyimleri, düşünceleri ve tavsiyelerini bu yazıda sizinle paylaşıyorlar.

Çevirmen: Rümeysa Sağın

Editör: Arda Köser

Danışmanınızla Aranızdaki Uyuşmazlıkları Nasıl Yönetebilirsiniz?

Hepimizin bildiği gibi danışman-öğrenci ilişkileri kimi zaman çetrefilli bir hal alabiliyor. New York ve Toronto Üniversitelerinden profesörler bu konudaki deneyimleri, düşünceleri ve tavsiyelerini bu yazıda sizinle paylaşıyorlar.

Çevirmen: Rümeysa Sağın

Editör: Arda Köser

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Rümeysa Sağın, Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği lisans mezunu.
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Kent Çalışmaları alanında yüksek lisans yapıyor. 

Arda Köser, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapmaktadır. Tarih, sosyoloji, felsefe, edebiyat kısacası tam bir sosyal bilim takipçisi. Öykü, deneme ve şiir okumayı ve yazmayı oldukça sever. Yeni tecrübeler, bilgiler edinmek ve diğer insanlara bilgi ve tecrübelerini yansıtmak en büyük gayesi.

Sayfa Düzeni ve Kapak Tasarımı
Erhan Köş

1,100 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

Hepimizin bildiği gibi mentor-mentee ilişkileri kimi zaman çetrefilli olabiliyor. Bu çok önemli konuyu Jay temmuz ayında mentorluk üzerine düzenlediği bir panelde masaya yatırdı. Panel öncesinde organizatörler, öğrencilere ve doktora sonrası araştırmacılara bir anket göndererek danışmanları hakkında kendilerini nelerin rahatsız ettiğini isimlerini belirtmeden açıklamalarını istediler.

Kimileri sıradan kimileri ciddi etik problemler olan yüzlerce şikâyet geldi. Bunların birçoğu danışmanların genellikle mikro yönetim yolu ile (örneğin, öğrencilerin akşamları veya hafta sonları acilen gelip çalışmalarını istemek gibi) veya 5 dakikalık bir toplantıya zaman ayırmama ilgisizliği nedeni ile menteelerin stresini arttığını gösterdi. Dolayısıyla hepimizin sağlıklı ve destekleyici bir bilimsel ekosistem yaratma ve sürdürme sorumluluğu var. Şimdi, öğrencilere ne tür bir mentor –iyi mentor, kötü mentor veya toksik mentor- ile çalıştıklarına yönelik tavsiyelerde bulunacağız ve öğretim üyelerini mentorluk yaklaşımlarını değiştirmede ve bilimsel eğitim kültürünü geliştirmede rol oynamaya teşvik edeceğiz.

İyi Mentorler

Hiçbir mentor mükemmel değildir ancak pek çoğu gelecek kuşak bilimcilerini yetiştirmek ve desteklemek için ellerinden geleni yaparlar. Aslında, pek çoğumuz için bu durum mesleklerimizin en tatmin edici ve keyifli boyutudur. Ama en iyi niyetli mentorler bile hata yapabilirler. Tecrübesizlik, bıkkınlık ve iletişim bozuklukları danışman-danışan ilişkisinde çatışmalara ve strese yol açabilir. Yahut ilgi duyduğunuz araştırma alanları veya çalışma tarzı açısından sizinle danışmanınız arasında uyumsuzluk olabilir. Mentorlar, farklı öğrencilerin farklı ihtiyaçları olduğunu ve bireyselleştirilmiş rehberliğe ihtiyaç duyduklarını fark edemeyerek kendi lisansüstü eğitimlerinde almayı umdukları mentorluk biçimini öğrencilerine sunmaya çalışabilirler.

Aksi ispatlanana dek danışmanınızın iyi niyetli olduğunu varsaymanın en iyisi olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle, ilk adımda herhangi bir sorunu çözmeye çalışmak için bir diyalog başlatın. Bir sohbeti başlatmak stresli bir iş olabilir, ancak sonuç sizi şaşırtabilir. Birçok danışman, üzerine çalıştıkları meseleler hakkında bilgi edinme arzusunu takdir eder. Mesela, Jay henüz yeni bir öğretim üyesi iken üç doktora öğrencisi araştırma projelerinin çok benzer olduğu endişesiyle yanına geldi; bilimsel yayın konusunda birbirleriyle rekabet ettiklerini hissetmişlerdi. Jay bu konuda farklı düşünüyordu; ancak öğrencilerinin bu konudaki endişelerini gördükten sonra çalışmaları yürütme biçimini değiştirdi. Daha özgün projelere ve daha fazla iş birliği ortamına yer verdi. Bu hem herkesi daha mutlu etti hem de çalışmaların daha verimli ve başarılı geçmesini sağladı.

Bunun gibi siz de birbirinizle çalışma şeklinizde değişiklikler yaparak danışmanınızla yaşadığınız sorunları çözebilirsiniz. Yahut sadece konuşup sohbet ederek kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Sorun yine de çözülemezse, iyi bir mentor başka bir çalışma ortamı bulmanız için size destek olup birlikte başladığınız çalışmayı bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olacaktır. Uygun bir yol bulmak herkesi rahatlatacaktır.

Kötü Mentorler

Umarım sizin mentorleriniz ile aranız iyidir. Eğer değilse muhtemelen kötü bir mentorünüz vardır – ya da en azından sizin için uygun olmayan diyelim. Bir kazan-kazan çözümü bularak uzlaşmaya yanaşmadığında veya sizin bakış açınızı ciddiye dahi almadığında kötü bir mentorle karşı karşıya olduğunuzu fark edeceksiniz. Mentorunuz makul bir çözüm bulma konusunda yardımcı olmuyorsa, bu noktada sizin bazı kararlar almanız ve şunları kendinize sormanız gerekiyor: mentorünüzün tarzına uyum sağlayacak mısınız ve bu çalışma ilişkisine devam edebilecek misiniz?

Danışman veya program değiştirmenin artılarını ve eksilerini tartın. Programınızın sonuna yaklaştıysanız ve çatışmaya neden olan sorunu en aza indirmenin bir yolunu bulabilirseniz, bu ihtimalden uzaklaşmak daha iyi olacaktır. Ancak henüz yeni ilişki kurmaya başladıysanız, başka bir mentor aramaya başlamak en iyisi olabilir. Kendi çalışma sahanız dışında da iyi ilişkiler kurun ve diğer öğrencilere danışmanlarıyla nasıl çalıştıklarını sorun. Başka bir yerde daha iyi bir uyum yakalarsanız, ne kadar erken ayrılsanız o kadar iyi olur.

Mevcut danışmanınızı bıraktığınızı duyurmadan önce yeni danışmanınızı ayarlamanız gerekiyor. Yeni mentorünüzle birlikte net bir planınız olduğundan emin olun. Ardından, geçiş için ayrıntılı bir plan hazırlamak için eski ve yeni mentorunuzla beraber bir toplantı ayarlayın. Toplantı, projelerinizi tamamlamanız, her türlü veri ve materyali paylaşma ve iş birliğini mümkün olan en iyi koşullarda sona erdirmeye yönelik bir zaman çizelgesini içermelidir. Bir yandan danışmanını değiştirip yeni ortamında kendini geliştirirken bir yandan da önceki danışmanıyla başarılı bir şekilde projeler yürüten öğrenciler olduğunu biliyoruz.

Toksik Mentorler

Toksik mentorlerle uğraşan herkese sabır diliyoruz. Bu tür ilişkide zorbalık, ırkçılık, cinsiyetçilik ve etik dışı araştırma uygulamaları ile karşılaşabilirsiniz. Bu tip mentorler genellikle kendi çıkarı uğruna ve hatta bile isteye kötü niyetli davranırlar; danışanlarına işkence etmekten ve toksik bir çalışma ortamı sunmaktan zevk alırlar. Daha da kötüsü, stajyerlerinin alan değiştirmesine de izin vermezler; öğrencilerini ve doktora sonrası araştırmacıları kendileriyle çalışmaya zorlamak için manipülasyon, baskı ve karalama taktikleri kullanabilirler.

Çoğu durumda toksik mentorlerle baş etmenin en iyi yolu onlarla çalışmayı bırakmaktır. Kendi programınızda kalmak ancak farklı bir mentorle çalışmak istiyorsanız, üniversitenizdeki resmi prosedürleri kullanmanız ve lisansüstü eğitim direktörünüz veya bölüm başkanınız gibi yetkili kişilere ulaşmanız gerekebilir. Örneğin, uygunsuz e-postaları saklayarak veya etik olmayan davranışları gözlemledikten sonra bunları not alarak danışmanınızın bir dijital ayak izini oluşturmanız size yardımcı olacaktır. Toksik danışmanlar genellikle psikolojik manipülasyon uygularlar, bu nedenle davranışlarının kaydını tutmak çok yardımcı olacaktır. Danışmanınızın sorumlu tutulması gereken şeyleri kayıt altına alıp resmi bir şikâyette bulunabilirsiniz. Bunu yapmak çok büyük bir cesaret gerektirir ancak gelecekteki stajyerlerin benzer taciz ve manipülasyonlarla karşı karşıya kalmasını engelleyebilirsiniz. Alternatif olarak, programınızdan tamamen ayrılmayı düşünebilirsiniz. Bu sancılı ve yorucu bir süreç olabilir; fakat bazen de en iyi yoldur.

Fakültelere Tavsiyeler

Öğrenciler, danışmanlarını seçmede ve onlarla ilişkilerini yönetmede bir miktar güce sahiptir ancak tek başlarına mentorluk sorunlarını çözemezler.

Öğretim üyelerine şunu söylemek istiyorum: hangi tür mentor olduğunuzu ve menteelerinizi desteklemek için nasıl daha iyi bir iş çıkarabileceğinizi dikkatlice düşünün. Sonucunda öğrencileriniz sizi terk edip kendilerine daha uygun bir ortama geçseler bile. Danışmanlığınızın kalitesini yükseltmek için, mentorlük eğitiminin yanı sıra öğrencilerinizden geri dönüt almayı da unutmayın.

Danışanınızı belirlemeden önce beklentileriniz hakkında zihniniz net olmalı. Toplantılar, laboratuvarda geçirilen zaman, akşamları ve hafta sonları çalışmaları ile ilgili beklentilerinizi belirleyin. Hatta bu konuda bazı öğretim üyeleri stajyerlerden bir çalışma ekibine dahil olduklarında danışman-danışan beklentilerini listeleyen bir sözleşme imzalamalarını isterler. Beklentileri somut ve şeffaf hale getirerek kariyerinin başlangıcındaki bilim insanları sadece kariyer hedeflerine ve ilgili oldukları araştırma alanlarına değil, aynı zamanda çalışma tarzlarına ve iş-yaşam dengelerine uygun olan çalışma ilişkilerini seçmek için gerekli bilgilere sahip olacaklardır. Neticede bir öğrencinin mikro yönetici danışmanı başka bir öğrencinin arzuladığı mentorluğu sağlayabilir. Mentor-mentee uyumunu en üst düzeye çıkarmanın bir yolunu bulmak, birçok günlük çatışmayı ve stres faktörünü önlemeye yardımcı olacaktır.

Danışmanların, enstitülerindeki geçiş ve hesap verebilirliği teşvik etmek için diğer fakülte ve üniversite yöneticileriyle iş birliği içerisinde çalışması da oldukça önemlidir. Yapılabilecek birkaç şey arasında öğrencilerin danışmanlarını resmi olarak değerlendirebilmesi düşünülebilir. Ayrıca belirli danışmanlara bağlı olmayan fonlama yapılarını benimsemek de lisansüstü öğrencilerin gerektiğinde danışmanlarını değiştirmelerini kolaylaştıracağından önemli bir adımdır.

Kötü danışmanlık akademide oldukça yaygın bir sorundur. Konuyu ciddiye alıp bir şeyler yapana kadar kariyerinin başındaki bilim insanları için bu durum en önemli -ancak önlenebilir- stres nedenlerinden biri olmaya devam edecek. Hepimiz uyumu en üst düzeye çıkarmak ve bilimsel rehberlik kültürünü geliştirmek için küçük adımlar atmalıyız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.