Émile Zola
ve Az Bilinen
Fotoğrafçılık Tutkusu

Usta kalem, natüralist romanın öncüsü Émile Zola aynı zamanda tutkulu bir fotoğrafçıydı. Gelin Émile Zola tarihinin az bilinen bu yönüne bir göz atalım.

Çevrimen: Yağmur Alev

Editör: Hazal Öncel

Tasarım: Erhan Köş

Émile Zola
ve Az Bilinen
Fotoğrafçılık Tutkusu

Usta kalem, natüralist romanın öncüsü Émile Zola aynı zamanda tutkulu bir fotoğrafçıydı. Gelin Émile Zola tarihinin az bilinen bu yönüne bir göz atalım.

Çevirmen: Yağmur Alev

Editör: Hazal Öncel

Tasarım: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Yağmur Alev, İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu. Kelimelerin ve notaların gücüne inanır.

Hazal Öncel, İstanbul Üniversitesi’nde sosyoloji öğrencisi. Büyülü gerçekçiliği ve bağımsız filmleri seviyor.

Erhan Köş, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji lisans öğrencisi. Bilim metodolojisi üzerine çalışıyor.

1100 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Bu makaleyi dinleyin.

Usta kalem, natüralist romanın öncüsü Émile Zola aynı zamanda tutkulu bir fotoğrafçıydı. Onu hepimiz tanıyor olsak da çok azımız fotoğrafları sayesinde keşfetmiştir. Rougon-Macquart¹ serisinin yaratıcısı için fotoğrafçılık sadece bir hobi olarak kalsa da o, bu alanda da en az yazarlıkta olduğu kadar yetenekliydi. Gelin Émile Zola tarihinin az bilinen bu yönüne bir göz atalım.

1 – Fransız yazar Émile Zola’nın yirmi romandan oluşan roman serisinin adıdır. Fransız natüralizm edebi hareketinin en önde gelen eserlerinden biridir. (ed.)

Émile Zola’nın Otoportreleri, 1900 Dolaylarında © Artcurial

1894 yılında Émile Zola 54 yaşındadır, yirmi romandan oluşan büyük Les Rougon-Maquart serisini tamamlamıştır. Aylaklık etme fikrine uzak olan Zola; Paris, Verneuil ve Medan’daki konutlarının her birinde bir fotoğraf laboratuvarı kuracak kadar fotoğrafçılığa gönül verir. Görüntüye susamışcasına 7.000’den fazla fotoğraf plakası üretir.

Aile Yaşamını Ölümsüzleştirmek

1902 yılında hayatını kaybeden Émile Zola, ölümüne dek 10 yıl boyunca ikili yaşamının enstantanelerini yakalayacaktır. Yazar, aslında hayatını ona hiç çocuk veremeyen eşi Alexandrine Meley ve ona iki çocuğunu, Denise ve Jacques’ı veren Jeanne Rozerot ile paylaşmaktadır. Bu ikili yaşam 1891’e kadar bir sır olarak kalır. Medan’da, Alexandrine’in yanında, arkadaş çevresi onun için poz vermekten hoşnuttur. Birbiri ardına Maupassant, Huymans ve Cézanne arkadaşları Zola’ya portrelerini çektirir.

Émile Zola, Çocukların Portreleri, Denise ve Jacques © Artcurial

Verneuil’de ise Zola Jeanne’ın her anını yakalar, aşk hikayelerinin başlangıcı Zola’nın fotoğrafçılığı keşfetmesine rastlamaktadır ama hepsinden öte Zola, çocuklarının yorulmak bilmez bir hayranı olarak büyük bir tutkuyla Denise ve Jacques’ın çocukluğunu belgeler. Sevgilisine adadığı “Denise ve Jacques, Émile Zola’dan Yaşanmış Hikaye, Haziran-Eylül 1897” isimli gösterişli bir şekilde ciltlenmiş bir albüm oluşturur. Çocukluğun coşkusunu daha iyi yakalayabilmek için Zola çekim sayısını arttırır, sırf bu albüm için 96 tane fotoğraf çeker, görüntüler tıpkı bir film gibi birbirini takip etmektedir ve bu sinematografın ortaya çıkışından öncedir. Peki bu albüm bir babanın çocuklarına şefkatli bakışı mı, yoksa bu gizli saklı aileyi ona görüntüler üzerinden bir varoluş sunarak meşrulaştırma arzusu mu? Öyle ya da böyle Zola Verneuil’de yüzlerce fotoğraf çeker.

“Denise ve Jacques”Albümünden Çıkmış Bir Fotoğraf, Émile Zola’dan Yaşanmış Hikaye, Haziran-Eylül 1897 © Artcurial

Zamanın Titiz Tanığı

Natüralizm akımının güçlü figürü, olağanüstü Paris tasvirlerini kendisine borçlu olduğumuz Zola, sadece aile toplaşmalarını fotoğraflamakla sınırlı kalmaz, Paris’i de fotoğraflarında hep gözler önüne serer. Nana’nın yazarı, objektifin arkasında, başkentin özellikle Paris Uluslararası Sergisi (1900) sırasındaki coşkusunu yakalar.

Émile Zola 1840 1902 Paris, 1900 Paris Uluslararası Sergisi © Artcurial

Zola’nın pratiği, fotoğrafçılığın ilerlemesine paralel olarak gelişir, kısa bir süre sonra Zola hareket halindeki trenleri çekmeye başlar ve kendisini bisiklet sürerken fotoğraflar. Temmuz 1898’de meşhur Suçluyorum metni yüzünden sürgüne zorlanan Zola, Londra’ya yerleşir. Fotoğrafçılık bu yolda da ona eşlik eder. İşte çektiği fotoğraflar aracılığıyla Émile Zola’nın hayatının son on yılı karşımızdadır…

Otoportre, Denise, Émile Zola ve Jacques © Artcurial

Émile Zola aynı zamanda başarılı bir şekilde otoportre denemeleri yapar, deklanşöre basmadan önce yorulmaksızın varını yoğunu ortaya koyar. Bu fotoğrafların mizansenleri minimalisttir. Zola işin özüne iner, bazen çehreyi gün ışığına çıkarmak için dekor olarak basit bir beyaz tuval kullanır. Yaratıcılığını siyanotip² gibi farklı tekniklerin yardımıyla otoportre çekerek baskı sürecinde gösterir.

2 – Cyanotype, camgöbeği mavisi baskı üreten bir fotoğraf baskı işlemidir. 20. yüzyıla kadar düşük maliyetli olduğu için mühendisler tarafından çizimlerin kopyalarını üretmek için kullanıldı. (ed.)

Émile Zola, Denise ve Jacques 1898 veya 1899 © Artcurial

Zola’nın manzaraları bilinçli okumasına rehberlik eden şey, her ayrıntıya dikkat eden romancı bakışı mıdır? Hiç kuşkusuz Zola kısa sürede görsel sanatın güçlü yanlarına aşina olan, tekniği kuvvetli bir fotoğrafçı haline gelir: Panoramik kamerasını kullanmakta ustalaşır, görüş açılarını değiştirmekten çekinmez, algıladıklarını durmaksızın yakalamaya çalışır. Zola romanlarında çok iyi başardığı gibi fotoğraflarında da döneminin, 19. yüzyıl sonunun, havasını yakalar. Zola’nın belki de edebi eserlerinden daha az mesafeli olan fotoğrafçılığı samimi kalmıştır, onun gündelik yaşamını belgeler ve onun için değerli olanları gözler önüne serer.

Edebi ve Görsel Detaycılık Anlayışı

Zola besleyici bir yazışma sürdürdüğü Fransız fotoğrafçı Nadar’dan muhtemelen tavsiyeler alsa da bir otodidakt olarak deney yoluyla kendini yetiştirir, birkaç hata yapar, ama hepsinden önemlisi hatalarından değerli dersler almasıdır. Zola, kişisel teknikler geliştirir ve kendisini karakterize eden titizliği ve katılığıyla, fotoğrafçılık konusunda ünü yayılmış çok sayıda araştırma yürütür.

Pozlama süresi, gerekli düzeltmeler, kullanılan cam plakaların kalitesi… “Bence bir şeyin fotoğrafını çekmediyseniz, onu bütünüyle gördüğünüzü söyleyemezsiniz.” diyen Zola, keskin bakışı sayesinde bu alanda da yine hiçbir detayı kaçırmaz. Cam levha baskı günleri sona erer ancak çok geçmeden fotoğraf filmi ortaya çıkar ve Zola bunu da dener. Gümüş, sitrat kağıt veya siyanotip, Zola yöntemlerini çeşitlendirmekten çekinmez. Romancı, kimyasal sürece mükemmel bir düzeyde hakimdir ve bu, pratiğin hâlâ nadir olduğu ve birkaç varlıklı insana ayrıldığı bu dönemde bir fotoğrafçı için çok elzemdir.

Émile Zola’nın Profilden Otoportresi, 1900 Dolaylarında, Karton Üzerine Lamine Edilmiş Siyanotip © Artcurial

Anonim Kalan Ünlü Bir Fotoğrafçı

Usta yazarın edebiyat konusunda belli gayeleri varsa da fotoğrafçılık için bu söz konusu değildir. 10 yıl boyunca Zola, fotoğraflarının yayınlanmasını hiç beklemeden kişisel fotoğraf albümleri oluşturacaktır. Zola’nın bir röportajında söylediği gibi, fotoğrafçılık onun “yeni Ingres kemanı”³ olacak, nefes alma alanı ve kendi zevkine adadığı bir hobi olarak kalacak, sadece yakınlarının bakışına bağlı olacaktır. Örneğin, Royan’daki tatillerinde en sevdiği birkaç modelden biri, editörü Georges Charpentier’dir.

3 – Kişinin boş zamanlarında kendi zevki için düzenli olarak yaptığı bir faaliyeti belirtmek için Fransızcada kullanılan bir tabirdir. Bu tabirin kökeni, Fransız ressam Jean Auguste Dominique Ingres’in (1780-1867) keman çalma tutkusuna dayanır. (çev.)

Émile Zola, Mösyö ve Madam Lenotre, Bonhomme isimli at ile, Médan’da Hayat Albümünden © Artcurial

Halkın, Fransız Edebiyatını şekillendiren önemli yazarlardan birinin bu farklı sanatsal yönünü takdir etmesi 1980’leri, yani yaklaşık bir asrı bulacaktır. Ayrıca, ünlü dedesinin fotoğraf tutkusundan haberdar olan torunu François Émile-Zola tarafından yazılan Zola, Fotoğrafçı isimli kitap 1988 yılında yayımlanır. 

Uzmanlar ve eleştirmenler için Zola’nın natüralist bakışının, Jersey’den Guernsey’e sürgün edilişi sırasında kendini fotoğrafçılığa adayan Victor Hugo gibi diğer amatör fotoğrafçı-yazarların daha romantik bir etki ve mizansenler benimsediği rafine fotoğraf pratiğine nüfuz ettiğine şüphe yok.

Üretken Bir Fotoğrafçı ve Yazarın Mirası

2017 yılında, yazarın torununun eşi ve Artcurial müzayede evi, Émile Zola’nın hem eserlerini hem de kullandığı araç gereçleri içeren geniş bir fotoğraf koleksiyonunu açık artırmaya çıkaran benzersiz bir satış düzenledi. Fotoğraf makineleri -Zola, 10’dan fazla makineye sahipti- ve eski baskıların yanı sıra, isminin baş harflerinin işlendiği laboratuvar önlüğü gibi yazara ait kişisel eşyalar da elbette bu koleksiyonda mevcuttu.

Émile Zola’nın Fotoğraf Makinesi, Folding Eastman Kodak Cartridge N°5 Orijinal Deri Çantasında, 1898-1901 Dolaylarında © Artcurial

Günümüze ulaşan, yazarın 1894-1902 yılları arasında ortaya çıkardığı cam negatiflerin büyük bir çoğunluğu bu benzersiz müzayedede satışa sunuldu ve bu satıştan yaklaşık 50.000 Euro elde edildi. Denise’in 1898 ve 1899 yılları arasında çekilmiş 8 tane portresinin satışı, Germinal’in yazarı tarafından çekilen fotoğraflar arasında rekor kırarak 35.100 Euro’ya gerçekleşti. Fransız Devleti tarafından “Mimarlık ve Kültürel Miras Kütüphanesi” yararına satın alınan bu cam plakalar, halkın da katkısıyla büyük ölçüde restore edildi. O zamandan beri, birkaç baskı Jeu de Paume gibi sanat merkezlerinde sergilendi ve Orsay Müzesi gibi kamu koleksiyonlarına girdi.

Émile Zola, Denise 1898 veya 1899 © Artcurial

Émile Zola, romanları ve ardından fotoğraf albümleriyle her şeyden önce kendi zamanının tanığıdır. Sayfa sayfa, hepsi, sadece 19. Yüzyıl Fransası’na değil aynı zamanda Natüralizm akımının kurucusu olan önemli bir yazarın özel hayatına da ışık tutmuştur.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Kaydolun

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.