Fransa’nın ilk kadın psikiyatristi: Madeleine Pelletier

Hayatını dönemin ırkçı ve cinsiyetçi teorileri ile savaşmaya adayan Fransa’nın ilk kadın psikiyatristi Madeleine Pelletier’in kısa hayat hikayesi ve düşünceleri…

Çevirmen: Deniz Özel

Editör: Yağmur Alev

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Fransa’nın ilk kadın psikiyatristi: Madeleine Pelletier

Hayatını dönemin ırkçı ve cinsiyetçi teorileri ile savaşmaya adayan Fransa’nın ilk kadın psikiyatristi Madeleine Pelletier’in kısa hayat hikayesi ve düşünceleri…

Çevirmen: Deniz Özel

Editör: Yağmur Alev

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Deniz Özel, İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu.
Fransız kara mizah anlatıları ve Satürn şairlerini seven bir edebiyatçı

Yağmur Alev, İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu. Kelimelerin ve notaların gücüne inanır.

 500 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Babanın faytoncu, annenin zerzevatçı olduğu ailede eve çok para girmez. Kızları Madeleine on iki yaşında okulu bırakmak zorunda kalır. Çok geçmeden siyasetle ilgilenmeye başlar ve on beş yaşına geldiğinde anarşist çevrelere katılır. Burada edindiği fikirler onu hayal kırıklığına uğratsa da  Pelletier, yine de iyi bir eğitim almanın önemini anlamıştır. Lisans diplomasını alabilmek adına kimseden yardım almaksızın okula dönmeye karar verir. Ne zor bir hayat! 

Anne ve babasının ölümünün ardından, Pelletier kendisi gibi dezavantajlı bir geçmişe sahip olan antropolog Charles Letourneau’dan entelektüel ve finansal destek alır. 1898’de tıp fakültesine girdiğinde, 4.500 öğrencilik okulun yalnızca 129 kadın öğrencisinden biridir.

Tıp öğrenciliğinin yanı sıra antropolojiye yönelen Pelletier, ilk başta her ne kadar kafası karışmış olsa da dönemin otoriter teorilerini kabul eder. Örneğin; antropolog Paul Broca’ya göre, zekâ beynin büyüklüğü ile ölçülmektedir. Broca, “Beyin; seçkin erkeklerde sıradanlara oranla, ‘üstün’ ırklarda ‘aşağı’ ırklara oranla ve elbette erkeklerde kadınlara oranla çok daha büyüktür.” der.

Sonraları Pelletier, asistan öğrenci olarak, hakkını arayan asi ruhuyla bu gibi fikirlere karşı çıkar ve antropoloji alanını terk eder. Akıl hastanelerindeki yatılı okullar için stajyer seçme sınavına katılmak ister ancak bu imkânsızdır! Bunun için siyasi haklara sahip olması, başka bir deyişle oy kullanabilmesi gerekmektedir ancak o yıllarda kadınlar hala bu haklara sahip değildir. Bu sebeple Pelletier, Marguerite Durand’ın feminist gazetesi La Fronde’un desteğiyle bu kaideyi ortadan kaldırmak için mücadele eder.

Kürtaj hakkını savunan ilk feminist

Nihayet 1906’da stajyer seçme sınavına girmesine izin verilmesiyle Pelletier, psikiyatri diplomasına sahip ilk Fransız kadın olur. Yani, neredeyse. Kayıtlara bakılırsa sınavı hic geçmemiş gibi görünür. Yine de bir şirket doktoru olduktan sonra, önce Sosyalist Parti (o dönemki adıyla İşçi Enternasyonali Fransa Bölümü) ardından Komünist Parti bünyesinde siyasi bağlılığını sürdürür.

Kadın davasının radikal aktivisti, kısa saçları ve pantolonuyla Pelletier, “dantelli feministler” olarak adlandırdıklarıyla dalga geçer. Radikal onun için yetersiz bir ifadedir. Biraz bile kadınsı görünen her şey, hatta hamilelikler bile, ki annesi bir düzine kadar yaşamıştır, ona tiksindirici gelir. Tıpkı George Sand, Marie-Rose Astié de Valsayre, Violette Maurice ve Rosa Bonheur gibi Madeleine de kadınların pantolon giyme hakkını savunur, ancak çok daha güçlü bir şekilde.

Kadınların izin almadıkça pantolon giymesini yasaklayan 1800 tarihli Paris Emniyet Müdürlüğünün kararına özetle şu şekilde cevap verir: “Erkekler cinsel organlarını gösterecek şekilde pantolon giymeye başladıklarında ben de elbise giyip göğüslerimi göstereceğim.” Dar kesim pantolonların gelişini hayal bile etmemiş olsa gerek… 

Durum ne olursa olsun, Madeleine Pelletier yolunu seçmişti: Geceleri yasadışı olmasına rağmen kürtaj yaptıran kadınlarla tanıştığı işçi mahallelerinde çalışacak, yoksul insanlarla ilgilenecekti. Kanunen “kürtaj suçu” olarak nitelendirilen hamileliğin sona erdirilmesini teşvik eden ilk feminist olan Pelletier, 1939’da erkek kardeşi tarafından tecavüze uğramış bir genç kızın kürtaj olmasına yardım ettiği suçlamasıyla tutuklandı. Madeleine için verilen ceza hapis değil, akıl hastanesine yatırılmaktı. Götürüldüğü yerde, birkaç ayın sonunda vasküler bir yaralanma sonucu hayatını kaybetti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.