Füruğ Ferruhzad: İran Kadın Tarihinin Bir Parçası

İran’ın kadın şairlerinden biri olan Füruğ Ferruhzad, şiirlerinde daha önce değinilmemiş konuları büyük bir cesaret ve ustalıkla ele alır. Ferruhzad’ın hayatı, edebiyatı, mücadesi ve İran…

Çevirmen: Rumeysa Yöndem

Editör: Zeynep İlayda Özer

Tasarım: Erhan Köş

Füruğ Ferruhzad: İran Kadın Tarihinin Bir Parçası

İran’ın kadın şairlerinden biri olan Füruğ Ferruhzad, şiirlerinde daha önce değinilmemiş konuları büyük bir cesaret ve ustalıkla ele alır. Ferruhzad’ın hayatı, edebiyatı, mücadesi ve İran…

Çevirmen: Rumeysa Yöndem

Editör: Zeynep İlayda Özer

Tasarım: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram
fürug ferruhzad, furug ferruhzad

Rumeysa Yöndem, İstanbul Üniversitesi Tarih mezunu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde Sosyal Hizmet alanında eğitimine devam ediyor. Göç çalışmalarıyla ilgileniyor.

Zeynep İlayda Özer, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi. Seslendirme, edebiyat ve fotoğrafçılıkla ilgileniyor.

Erhan Köş, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji lisans öğrencisi. Bilim metodolojisi üzerine çalışıyor.

800 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram
00:00
00:00
  • Füruğ Ferruhzad: İran Kadın Tarihinin Bir Parçası 00:00

Füruğ Ferruhzad Tahran üniversitesinin kurulduğu yıl doğup İran Kadınları Derneğinin açıldığı yıl vefat etmiştir. Bu 32 yıl içinde Keşfi Hicab Yasası (örtü yasağı) uygulaması, kadınların Tahran Üniversitesi’ne girişi, kadınlar için zorunlu eğitim yasasının onaylanması, kadınların oy kullanma ve milletvekili seçilme hakkını elde etmesi gibi İranlı kadınlar açısından önemli ve tartışmalı olaylar meydana gelmiştir.

Fars edebiyat tarihinde Kaçar ve Pehlevilerin ilk döneminde Tahire Kurretulayn, Bibi Hanım Esterabadi, Sadige Dovletabadi, Pervin İtisami ve kamuoyunda isimleri az bilinen kadınlar yazarlık ve gazetecilik alanlarında faaliyet gösterseler de II. Rıza Şah Pehlevi dönemine kadar diğer faaliyet alanları gibi yayıncılık alanı da erkek egemenliğindeydi.

Füruğ ‘un yaşadığı dönemde İran toplumunda kadınların toplumsal cinsiyet rolleri ve toplumsal statüleriyle ilgili normlar ciddi bir dönüşüm geçirdi. Bu değişikliklerden biri de hikâye ve şiir alanlarında bir önceki nesilden daha fazla kadın şair ve yazarın faaliyette bulunmasıdır. Aynı döneme denk gelmeleri ve değişimler arasındaki bağlantılar sebebiyle Füruğ Ferruhzad, Simin Danişver, Simin Behbehani, Şehrnuş Parsipour, Gazale Alizade, Mehşid Emirzade, Kobri Saidi gibi geçiş döneminin ilk kadın yazar ve şairlerinin eserleri toplumsal bağlamda tarihi belge olarak önem arz etmektedir.

Oğul Rıza Şah Pehlevi döneminde kadınların edebiyat ve yayıncılık alanında aktif olmaları kemiyetle sınırlı kalmamış, bu kadınların eserlerinin içerikleri de bilinçli veya bilinçsiz olarak toplumsal alanda duygu ve düşüncelerini ifade etme, toplumsal cinsiyet normlarına meydan okuma ve kurulan yeni düzene katılma çabasının bir parçası olmuştur. Her ne kadar Füruğ Ferruhzad, İranlı ilk kadın şair sayılmasa da derin kavrayışı, yeteneği ve yaratıcılığı, otobiyografik yönü olan şiirlerindeki cesurluğu ve şeffaflığı ve kadınların arzularından yüksek sesle bahsetmesiyle İranlı diğer kadın şairlerden ayrı bir yere sahiptir.

Örneğin Simin Danişver “Sönmüş Ateş” ismindeki ilk hikâye kitabında evlilikte kadınların seçim hakkı, eğitim ve meslek edinme hakları gibi önemli meselelere değinse de cinsellik ve romantik ilişkilerden bahsederken geleneksel kalıpları kullanıp karşı cinsle ilişkilerinde kadını bir düzen dahilinde kontrol altında tutmak için söylenen “hayâ” ve “adın çıkması” gibi geleneksel güce ve anlama sahip kavramlara yer vermiştir.

Farsça edebi yazı geleneğinde yalnızca erkeğin kadına aşkını ifade etmesi yaygındı. Ama Füruğ Ferruhzad ilk şiir derlemesinde kadının tensel ve şehevi ilgilerinden bahseden bir kadın olarak geleneksel ahlak kurallarına meydan okudu.

Eserlerinde “şehvet”, “günah”, “kirlilik” gibi kelimeleri tekrarlaması, toplumsal destekten yoksun olması, öte yandan toplumun muhafazakârlaşması ve kadınlarla ilgili meselelerde toplumsal normların baskın olması karşısında genç Füruğ, özgürlük ve kendini tanıma çabasına karşın vicdan azabına tutsak hissediyor ve ataerkillik kafesinden özgürleşebileceğine inanmıyordu.

3. kitabının yayınlanmasından sonra yaşının ilerlemesi, hayata dair tecrübe kazanması, kendini ve onu çevreleyen dünyayı daha iyi tanıması, entelektüel çevrelere dahil olması, yurt dışı seyahatleri ve yeni hayatının değişen şartları, kadınlarla ilgili gerçekleşen olumlu gelişmelerden etkilenen orta sınıftan bir kadın olarak Füruğ için mümbit bir ortam hazırlamıştı.

Füruğ ‘un İbrahim Gülistanla tanışması da bu dönemde gerçekleşti. Bu ilişkinin ve toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesi, kadının kamusal alanda daha görünür hâle gelmesi, kültür, sanat ve edebiyat mecralarında daha etken konuma geçmesi, kadın erkek arasındaki ilişkinin sadece erotik anlam taşımaktan öteye geçmesi gibi toplumsal alanda gerçekleşen değişimlerin Füruğ ‘un fikri, hissi ve mesleki deneyimleri üzerinde tesiri olduğu söylenebilir.

İran’da söz konusu yıllarda ve ilerleyen dönemlerde edebiyat alanında siyasi-toplumsal temalar üzerine odaklanılmıştır. Yıldan yıla yeni çehreler kazanan kadın edebiyatı da 2 grupta değerlendirilebilir: siyasi-toplumsal temaların işlendiği eserler ve aydın kesimin daha az teveccüh gösterdiği halk kültüründen etkilenen, siyaset dışı konuların işlendiği ve bir ölçüye kadar eğlenceli sayılabilecek eserler.

Füruğ Ferruhzad’ın son iki eseri olan “Başka Bir Doğum” ve “İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına” eserleri dönemin entelektüel iklimiyle bağlantılı olarak şekillenerek sosyalist temaları işlemiş ve beğenilmiştir. Az değinilen konulardan biri de bu iki eserin şekillenmesinde etkili olan toplumsal gerçeklerdir. Mesela bu iki eserin yayınlandığı dönemde kadınların oy kullanma hakkını elde etmesi ve kadın siyasetçilerden bir grubun meclise girmesi gibi önemli tarihi olaylar yaşanmıştır. Bu gelişmeler kadınların güçlendirilmesi bakımından atılan önemli adımlardır.

Füruğ Ferruhzad’ın yaşamı ve eserleri incelendiğinde üretken ve öğrenmeye, deneyime ve değişime istekli bir kadın olduğu apaçıktır. Füruğ ’un 18-23 yaşlarında yayınladığı ilk eserlerinde “kafes”, “tutsak” gibi kelimeleri, 30’lu yaşlarında yayınladığı eserlerinde “pencere”, “kavuşma” gibi kelimeleri, daha sonra da “uçma”, “bilinç” gibi kavramları kullanması dönem dönem farklılaşan dinamik bir yaşamı olduğunun bir göstergesidir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Kaydolun

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.