Kaba Kuvvetten Demokrasiye: Hayvanlar Liderlerini Nasıl Seçerler?

Hayvanları tanıdıkça Kant ve Descartes tarafından kuramsallaştırılmış olan, hayvanların “araç” ya da “otomat” oldukları gibi “zalim”liği meşrulaştırıcı fikirlerin ortadan kalkacağını umut ediyoruz.

Çevirmen: Mefkure Demirci

Editör: Aleyna Ayan

Kaba Kuvvetten Demokrasiye: Hayvanlar Liderlerini Nasıl Seçerler?

Hayvanları tanıdıkça Kant ve Descartes tarafından kuramsallaştırılmış olan, hayvanların “araç” ya da “otomat” oldukları gibi “zalim”liği meşrulaştırıcı fikirlerin ortadan kalkacağını umut ediyoruz.

Çevirmen: Mefkure Demirci

Editör: Aleyna Ayan

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Mefkure Demirci, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Araştırma yapmaktan ve klasik müzik dinlemekten keyif alıyor.

Aleyna Ayan, İstanbul Üniversitesi’nde sosyoloji öğrencisi. Seyretmeyi ve resmetmeyi seviyor.

Sayfa Düzeni ve Kapak Tasarımı
Erhan Köş

1,200 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

Arılardan yunuslara, fillere kadar birçok yabani hayvan tek bir lider tarafından yönetilen işbirlikçi gruplar halinde yaşar. Ve insan toplumlarında olduğu gibi bu hükümdarlar da iktidara gelmek için farklı yollar seçerler. Şempanzeler -büyüklüklerine ve kişiliklerine bağlı olarak- öne geçmek için ya kaba kuvvet kullanırlar ya da koalisyonlar kurarlar. Bazı türlerin alfaları -örneğin benekli sırtlanlar- liderlerin monarşide başa gelmeleri gibi, cinsiyete ya da soya göre belirlenir. Dikenlibalıkgiller (Stickleback) ise basit bir şekilde sürüdeki en güzel görünümlü balığı takip eder.

Dikenlibalıkgillerden Gasterosteus aculeatus

İnsanlar bazen liderlerin ileri yaşını bir tür zayıflık olarak görse de –en azından ABD başkanları için- Mills College’deki davranışsal çevrebilimci Jennifer Smith, bazı hayvan türlerinin yaşlıları memnuniyetle kabul ettiklerini söylüyor. Bunun özellikle yaşlı dişiler için geçerli olduğunu söyleyen Smith, “Memeli hayvanlar genellikle yaşam süresi boyunca edindiği bilgi ve deneyimleri daha fazla olan bir hayvanı takip etmeyi seçerler.” diyor.

Büyükanneler İş Başında

Afrika filleri için en yaşlı dişi sürünün sorumlusudur.

Kenya’nın Amboseli Ulusal Parkı’nda yapılan bir araştırmaya göre 60 yıl yaşayabilen bu görkemli hanımlar, tehlikeli aslanların kükremelerini teşhis etme ve akrabalarını saldırıdan korumada işlerinin ehli. Aynı zamanda meşhur hafızalarını yaşam alanlarının haritasını çıkartarak sürülerini yiyecek, su gibi temel kaynaklara ulaştırmada rehberlik etmek için kullanırlar. Smith, “Bu saygınlık ve başarıya dayanan bir liderliktir.” diyor.

Ayrıca yaşlı dişiler son yavrularını doğurduktan sonra aile gruplarını -50 yıl kadar- yönlendirir ve katil balina gruplarına liderlik eder. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, menopoz sonrası dişilerin akrabalarını balık avlamak için en iyi yerlere yönlendirerek onların hayatta kalmalarında önemli bir rol oynadıklarını gösterdi. Bir büyükanne öldüğünde torunlarının ölüm riski artar. Smith, “Bu, özellikle yiyeceğin az olduğu durumlarda böyledir.” diyor “Bu toplumlarda son derece önemli olan şey büyükannenin ekoloji bilgisidir.”.

Hakimiyet Kuralları

Alfa dişiler, 130 kadar üyeye sahip olabilen Afrika’nın benekli sırtlan kabilelerine de öncülük eder. Her bir dişi doğumdan itibaren -lise grupları gibi- kalıplaşmış sosyal bir hiyerarşiye göre sınıflandırılır. Smith, “Benekli sırtlan toplumlarındaki kraliçe, rütbesini annesinin kim olduğuna bağlı olarak miras alır. Yani burada sosyal bilgi ve güç aktarımı var.” diyor. Sırtlanlar kötü bir şöhrete sahip olabilir fakat onlar Afrika’nın en başarılı avcılarıdır.

Daha büyük sırtlan gruplarında birçok aile vardır. Her ailenin yiyecek ve kaynaklara erişimi aynı değildir.  Kraliyet ailesi en üstte olacak şekilde aileler sıralanır. Örneğin, Alfa dişilerle yavruları, yiyeceğe ve akrabalarının sosyal desteğine en kolay erişendir. Bu da genellikle dişilerin daha sağlıklı olmalarını ve daha fazla yavru üretmelerini sağlar. Sosyal rütbenin devamlılığını sağlayan bir döngüdür ve erkeği doğrudan ikinci planda bırakır. Smith, sırtlan kabileleri için “Dişiler hayatın neredeyse her alanında kontrolü ellerinde tutuyorlar.” diyor.

Kaba Kuvvet

Şempanze topluluklarını temel çıkarı cinsellik olan bir alfa erkeği yönetir. Liderler doğurgan dişlere erişimlerinin olmasından ve yavrulara babalık etmekten keyif alırlar. Bu lider şempanzeler gruptaki anlaşmazlıkları önleyerek ve yiyecek gibi kaynakları kontrol ederek barışı korurlar. Aynı zamanda kimin kiminle çiftleşeceğini belirleyen bir hiyerarşiyi de sürdürürler. Bu taraftarlara verilen popüler bir siyasi ayrıcalıktır.

Hiçbir şempanze alfa olarak doğmaz. Bu yüzden her zaman yağmacı erkeklerin olası darbelerine karşı tetiktedirler. Minnesota Üniversitesi’nde büyük insansı maymunlar arasındaki grup ilişkilerini inceleyen çevre bilimci Michael Wilson, “Çoğu şempanze toplumunun lideri diğer herkesi korkutarak bu yüksek statüyü korumak için gerçekten çok çalışan ‘çıkarcı eşkıya’dır.” diyor.

Koalisyon Kurma

Fakat bu her zaman böyle değildir.

Şaşırtıcı bir şekilde bazı şempanzeler -özellikle daha küçük ve daha az saldırgan olanlar- tamamen farklı bir strateji ile lider olurlar: Koalisyon kurarak.

Wilson, Tanzanya’nın Gombe Stream Ulusal Parkı’nda araştırmacıların Freud ismini verdiği alfa şempanzeyi inceledi. Bu erkek şempanze, diğer şempanzelerle bağlar oluşturarak, onların tüylerini temizleyerek ve onlarla iletişim kurmaya daha fazla vakit ayırarak iktidarda kaldı. Bu yaklaşımı benimseyen diğer erkeklerin -tıpkı siyasetçilerin kampanya duraklarında bebekleri öpmeleri gibi- yavru şempanzeleri gıdıkladıkları bile gözlemlendi.

Freud nezaket göstererek, biraz da eski moda bir siyaset uygulayarak sadakat, yiyecek, temizlik ve çiftleşme imkanları gibi iktidar avantajlarıyla ödüllendirildi.

Jane Goodall ve Freud

Oy Birliği ile Yönlendirilme

Siyaset bilimciler, insanların ne ölçüde çekiciliğe bağlı olarak liderlerini seçtiklerini araştırdılar. Değerlendirme ölçütü hayvanlar aleminde de uygulandı.

Kuzey Yarım Küre’ye özgü küçük bir balık olan Dikence balığı fiziksel çekiciliğe bakar. Ancak yüzeysel bir estetiğe dayalı değildir. Bu canlı türleri pürüzsüz -ve dolayısıyla hastalıksız- bir cilde sahip, dolgun liderleri seçerler. Çünkü bu unsurlar sağlığa ve hayatta kalma becerilerine işaret eder.

Ayrıca bu araştırmayla birlikte sürü içerisindeki balıklardan biri çekici lideri tespit edip takip etmeye başlasa da sürünün geri kalanının çoğunluğa uyduğu tespit edildi.

Sürü ne kadar büyük olursa balıkların doğru lideri takip etmeleri o kadar muhtemeldir. Fakat insanlarda olduğu gibi oy birliği yaklaşımının dezavantajları da olabilir. Bazen birkaç balık daha az çekici olan bir balığı takip ederek bütün sürüyü yanlış yönlendirebilir.

Dans Aracılığıyla Demokrasi

Kraliçe arılar tahtlarını agresif bir üslupla ele geçirir.

İşçi arılar, sıradan dişi işçileri özel bir diyetle besleyerek yaklaşık bir düzine potansiyel kraliçe arı yaratır. Ardından işçiler geri çekilir ve kraliçe adaylarının teke tek savaşmalarına müsaade eder. Her düello zaferle ya da ölümcül bir iğneyle son bulur. Hayatta kalan son arı kraliçe olur. Fakat kraliçe çok da lider sayılmaz. Cornell Üniversitesi’nde biyolog ve Honey Bee Democracy (Bal Arısı Demokrasisi) kitabının yazarı olan Thomas Seeley, “Kraliçe arının işlevi yumurtlamaktır.” diyor, “Usta bir dövüşçü olmanın dışında yaptığı tek şey budur.”. Seeley, bal arılarının tehlikeli bir durumla karşı karşıya kaldığında -kovanı nereye taşıyacakları ya da başarılı bir kovanı bölüp bölmeyecekleri gibi- kraliçenin hangi yolu izleyeceğini seçmek için demokratik bir karar aldıklarını söylüyor.

Yüzlerce izci arısı yeni yuva yerleri arar ve bu yerler hakkında rapor vermek için kovana geri döner. Bir izci arı ne kadar enerjik dans ederse kararsız izcileri bulduğu yeri ziyaret etme konusunda o kadar kolay ikna eder. Dans ettikçe yerin yönü ve uzaklığı hakkında bilgi verir.

Bir alanı ciddi sayıda izci ziyaret ettiğinde o alandaki arılar yeterli çoğunluğa ulaştıklarını ve “seçimi” kazandıklarını fark ederler. Sonra sonuçlar doğrultusunda diğerlerinin de harekete geçmelerini sağlamak için kovana geri dönerler.

Seeley, arı seçimleri ile dürüstlüğün olmazsa olmaz bir şart olarak görülmediği insan seçimleri yan yana koyulduğunda ortaya ilginç bir tablonun çıktığını söylüyor.

Arılar için evlerinin uygunluğu konusunda dürüst olmaları çok önemlidir çünkü “Her bir arının hayatta kalma şansı kolonisinin başarısına bağlıdır”. Bu yüzden onlar yalnızca “doğru olan şeyleri raporlarlar. Aksi halde yalnızca kendilerini mahvetmiş olurlar”. Bu başka türlere de yardımcı olabilecek bir davranış biçimidir, bizimki de dahil!

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.