Mesleki Hayatta “Reddediliş” ile Mücadele

Mesleki hayatta karşılaştığımız “hayır”lardan ne anlamalıyız? Israrcı olmalı mıyız? Peki ya yaşanması muhtemel duygusal bir çöküşe karşı nasıl önlem alabiliriz?

Çevirmen: Tarık Emre Karagül

Editör: Arda Köser

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Mesleki Hayatta “Reddediliş” ile Mücadele

Mesleki hayatta karşılaştığımız “hayır”lardan ne anlamalıyız? Israrcı olmalı mıyız? Peki ya yaşanması muhtemel duygusal bir çöküşe karşı nasıl önlem alabiliriz?

Çevirmen: Tarık Emre Karagül

Editör: Arda Köser

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Tarık Emre Karagül, Uludağ Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği öğrencisi. Sosyoloji ve siyaset felsefesi okumaları yapıyor.

Arda Köser, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapmaktadır. Tarih, sosyoloji, felsefe, edebiyat kısacası tam bir sosyal bilim takipçisi. Öykü, deneme ve şiir okumayı ve yazmayı oldukça sever. Yeni tecrübeler, bilgiler edinmek ve diğer insanlara bilgi ve tecrübelerini yansıtmak en büyük gayesi.

900 kelime

“Hayır” kelimesini hayatımda çok sık duydum. İlkokuldayken güvenlik kulübüne seçilmedim. Ortaokuldayken notlarımın iyi olmasına rağmen ileri matematik dersini alamayacağımı söylediler. Üniversitedeyken hem matematik hem de antropoloji alanında diploma almamam gerektiği söylendi. Bu böyle uzadı gitti. Hayatım boyunca kulaklarımda çınladı, hayır, hayır, hayır, hayır. Hayalini kurduğum arkadaşlıkları kuramadım, fırsatlara erişemedim, deneyimleri yaşayamadım. Bir süre sonra mesleki hayata atılmam gerekti ve iş başvurularında bulundum lakin duyduğum şey yine kocaman bir “hayır”dı. Bir serbest yazar olarak, editörlere yazdığım hikâyeleri yolladım ve yine “hayır” cevabı aldım. İşbirliği ve istişare için de fikirler önerdim ama aldığım cevap yine “hayır” oldu.

Her şeye rağmen bu hayırlar beni geride tutamadı. Tam aksine, bana ilham kaynağı oldular. Ne zaman “hayır” cevabını duysam, bu cevabı bunu başka bir zamanda başka bir ortaklığa uzanan bir davet olarak gördüm. Bu kendimi geliştirmede daha yaratıcı hareket etmem ve problemleri daha iyi çözmem için bir fırsattı. Belki de aldığım “hayır” cevapları iletişim yöntemlerimin ve taktiklerimin keskinleştirilmesi gerektiğine dair bir geribildirim olabilirdi.

En önemlisi, “hayır”lar benim daha da ısrarcı olmamı sağlıyor. Mesleki hayatımı yönlendiren bir unsur varsa bu da benim ısrarcı olmamdır. Bu “hayır”ı cevap olarak kabul etmeyeceğim manasına gelmesin. Daha çok, neyin “hayır”a sebep olduğunu anlamak ve bu konu üzerinde nasıl çalışabileceğimi görmek istiyorum. Çoğu durumda “hayır” kötü bir zamanlama durumudur. Biriyle ortak olmak için doğru zaman olmayabilir veya kaynak eksikliği olabilir. “Hayır” cevabını çıkmaz bir sokak olarak değil de olası bir pozitif olayla ilgili bir konuşmanın başlangıcı olarak görüyorum.

Örneğin, birkaç yıl önce, ortaklık hakkında konuşmak için bir organizasyona başvurdum. Cevap alamadım. Yaklaşık bir hafta bekledikten sonra yeniden mail yolladım. Yetmedi, aradım ve sesli mesaj bıraktım. Kocaman bir hiç. Son olarak, kendime “Tam gaz gideceğim!” diye söz verdim ve yalnızca ilk ulaştığım kişiye değil, icra müdürü dahil pek çok kişiye yeniden mail gönderdim. Gayet kibar bir üslupla yazıyordum ve kaybedecek hiçbir şeyimin olmadığını biliyordum. Nihayet, yazışmalarımın asıl hedefi olan organizasyon yönetimi bana geri döndü. Mail’de iletişim problemi için özür dilenmişti, zamanlamada bir sıkıntı olduğunu belirterek bana katılma fırsatımın olduğu söylendi. Bu yaptıklarım, organizasyonda bir konuşma yapmama ve nihayetinde bu organizasyonla bugüne kadar iş yapmama sebep oldu.

Peşini bırakmayacağım başka bir “hayır” duyduğumda da aynı metodu kullandım. Kendisinin bir fizik diploması olduğu için bir fizik dergisinde Elon Musk hakkında bir yazı yazmak istedim. Kendisinin halkla ilişkiler bürosuna, kendisiyle röportaj yapmak istediğimi belirttim ve başvurumu oluşturdum. Aldığım cevap açık ve netti: HAYIR. Lakin bunu kişisel algılamadım. Kendisinin meşgul bir insan olduğunu biliyordum ve ekibinin ileri bir tarih için teklifimi yeniden değerlendirebileceğini düşünüyordum. Bir yıl sonra yeniden denemek istediğimde kendimi daha cesur hissediyordum. Şirketinin internet sitesinde yer alan her bölüme mail yazdım. Verdikleri cevaplar:

“Hayır.”

“Kesinlikle hayır.”

“Deli misin?”

“Mailiniz gönderilemedi bildirimi”

“Hmm…olabilir.”

İşte bu cevaplar benim ihtiyacım olan şeylerdi. Bunlar, Musk’ın ekibini röportaj için ikna etmemi ve tarih almamı mümkün kıldı!

Şimdi aldığınız yahut alacağınız tüm “hayır”lar karşısında ısrarcı olmanıza yardımcı olmak için öğrendiğim birkaç kuralı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kişisel algılama

Sadece bir iş! Aldığınız “hayır” cevabının duygularınızı yönetmesine ve bir şirket sizinle çalışma fırsatı görmediğini söylediği için kendinizi hüzünlü, aşağılanmış ve değersiz hissetmenize izin vermeyin. “Hayır” o iş için nitelikli olmadığınız manasına gelmez. Daha önce de bahsettiğim gibi, kötü bir zamanlama olabilir veya o iş için 500 başvuru almış olabilirler.

Israrcı olmaktan çekinme

Zorluklara, başarısızlıklara ve beklenmedik senaryolara rağmen ısrarcı olmak iyi bir çalışan olduğunuzun işaretidir ve işverenler bunu mutlaka fark eder. Ardı sıra mail atmak ya da telefonla aramak problem değildir. Kim bilir? Belki de iyi bir çalışan olabileceğinizi bile fark ettirebilirsiniz.

Saygılı ol

Aldığınız “hayır” cevabının karşısında üzülür ve acı duyarsanız hiçbir yere varamazsınız. Karşınızdaki insana saygı duyun, hemen köprüleri yakmayın. Kaba olmayın ve 5 dakikada bir onlarla iletişim kurmaya çalışın. Bu tavsiye özellikle bugünler için çok önemlidir. Çünkü Covid-19’un tavan yaptığı, hayırların arttığı ve cevap alma/verme süreçlerinin uzadığı bir dönemden geçiyoruz. Kriz zamanlarında, işverenleri sağlıklı bir şekilde takip etmek ve iş kovalamak için uzun süre beklemelisiniz ve yanıtlarınızda daha da saygılı olmalısınız. Alabileceğiniz nihai cevap “hayır” olsa bile, o şirketle gelecekte bir fırsat çıkması durumunda çalışma olasılığınızın olduğunu unutmayın.

"Hayır"ı tersine çevirin

Aldığınız “hayır” cevabının olumsuz sonuçları üzerine düşünmek yerine, başka şirketlerde daha iyi bir fırsat elde edebileceğinizi düşünün. Örnek olarak, yıllar önce, çalıştığım üniversitede terfi olmak için başvuru yaptım. Başvuruyu yaparken, pozisyonun benim için garanti olduğunu düşünerek yaptım. Lakin sonunda pozisyonun başka biri için açıldığını öğrendim. Cevabım ne mi oldu? Dekana bir teşekkür kartı gönderdim ve yeni çalışana elimden geldiğince yardım edebileceğimi söyledim. Onunla tanışıp ona üniversitenin kampüsü ve kültürü hakkında bilgilerimi paylaştım. Birkaç ay sonra çalışan başka bir pozisyona geçtiğinde ondan boşalan pozisyona ben geçirildim. Geri dönüp baktım ve başta bu pozisyona seçilmememe rağmen, yardım teklifim sayesinde bugün burada olduğumu fark ettim.

Kültürel normların farkında olun

Israrcı olmakla ilgili kültürel normların çok sık değiştiğini unutmayın. Bazı ülkelerde, ayda iki kez mail göndermek kesinlikle problem değil ama bu davranış bazı ülkelerde kaba ve rahatsız edici olarak değerlendirilebilir. Yurtdışında okurken, Mısır’da, insanlar birlikte nasıl çalışabileceklerine dair ayrıntıları tartışmaya başlamadan önce birbirlerini tanımak hatta ve hatta ailelerinin hakkında kişisel hikâyeler dinlemek için bile beklediklerini fark ettim. Amerika’da ise tam tersine insanlar doğrudan işleri ve nasıl birlikte çalışacakları hakkında konuşmaya başlarlar. İşte bu yüzden, dahil olmak istediğiniz yerin kurallarına uymak zorunda olduğunuz için oranın kültür normlarına iyi çalışın.

Hayatım boyunca senin gibi ben de “hayır” cevaplarını duymaya devam edeceğim. Ama korkmuyorum. Israrcı olacağım ve bu cevaplara karşı direneceğim. Çünkü bu ben, kariyerim ve mesleki gelişimim için en önemli unsur. Bir gün bir işveren bana şöyle demişti: “Geç cevap verdiğim için özür dilerim. Seni bu kadar başarılı kılan şeyin ısrarın olduğunu tahmin ediyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.