Polonya’yı Anlatan Müzeler

Polonya’daki en önemli müzeleri seçmek zor çünkü her müze benzersiz ve her biri önemli veya ilginç bir tarih kesitini sunuyor. Bununla birlikte Polonya tarihini özel bir şekilde anlamayı mümkün kılanlar da var.

Çevirmen: Sıla Yavaş

Editör: Şeyma Neşe Turan

Tasarım: Erhan Köş

Polonya’yı Anlatan Müzeler

Polonya’daki en önemli müzeleri seçmek zor çünkü her müze benzersiz ve her biri önemli veya ilginç bir tarih kesitini sunuyor. Bununla birlikte Polonya tarihini özel bir şekilde anlamayı mümkün kılanlar da var.

Yazar: Sıla Yavaş

Editör: Şeyma Neşe Turan

Tasarım: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Sıla Yavaş, İstanbul Üniversitesi Leh Dili ve Edebiyatı mezunu. Kendini dünyayı görmeye adamış bir kitap canavarı.

Şeyma Neşe Turan, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, şimdilerde Üsküdar Üniversitesi Suç Önleme-Adli Bilimler ABD yüksek lisans öğrencisi. Bağımlılıkları: kuşlar, oyunlar ve kalemler

Erhan Köş, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi. Bilim metodolojisi üzerine çalışıyor.

1100 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Bizi müzelere çeken nedir? Bazen çeken şey, tarihi hissetmenize olanak sağlayan sergilerdir. Bazen mıknatıs, geçmişi soluyan mimari ve duvarlardır. Bazense, olağandışı veya günlük olarak erişilemeyen şeyleri görme fırsatıdır. 

Müzeler, sadece tarih ve kültürün maddi kanıtlarını toplayıp saklamakla kalmaz aynı zamanda onları detaylandırır, erişilebilir kılar ve insanları eğitir. Polonya’da faaliyet gösteren binden fazla müze arasından Polonya tarihi için özellikle önemli olay ve fenomenleri anlatan müzeleri sizin için seçtik.

Ulusal Müzeler ve Kamu Koleksiyonları Enstitüsü‘nün 2019 raporuna göre Polonya’da 1111 adet müze var. Salgın, kültürel faaliyetlerimizi yavaşlatmadan önce Polonya’daki müzeler her yıl 40 milyondan fazla kişi tarafından ziyaret ediliyordu. 

Polonya’daki en önemli müzeleri seçmek zor çünkü her müze benzersiz ve her biri önemli veya ilginç bir tarih kesitini sunuyor. Bununla birlikte Polonya tarihini özel bir şekilde anlamayı mümkün kılanlar da var.

Polonya'daki İlk Müze

Puławy’daki Sybil Tapınağı, Fotoğraf: Monkpress / East News

Polonya’da ilk müze 1801 yılında açıldı. Daha sonra Polonya’nın işgal edilmesiyle bu müze, kurucusu Izabela Czartoryska‘nın korumak istediği tek Polonya imgesi haline geldi. Antik mimariden esinlenilerek Puławach’a inşa edilen Sivilla Tapınağı, ulusal hatıraları temsil eden nesneleri toplamaya başladı. Grunwald‘dan pankartlar; Stefan Batory‘nin kılıcı; Prens Józef Poniatowski, Stefan Czarniecki, Lubomirski ve Czartoryski ailelerine ait eşyalar… Müzenin kurucusunun nasıl bir misyon izlediği Sivilla Tapınağı‘nın girişinin üzerine kazınmasını emrettiği Geleceğin Geçmişi yazıtında görülebilir.

Kasım Ayaklanması‘nın patlak vermesinden kısa bir süre önce, Puławy‘deki koleksiyonlar Paris’e götürüldü. Bu sebeple ayaklanma bastırıldıktan sonra Ruslar tarafından el konulamadı. 19. yüzyılın sonunda Izabela Czartoryska‘nın koleksiyonu Kraków‘a transfer edildi ve Czartoryski Müzesi‘ndeki koleksiyonunun ilk parçası oldu. Müze, Leonardo da Vinci‘nin Erminli Leydi portresinin koleksiyona katılması ile ünlü oldu. Bugün Krakow‘daki Ulusal Müze‘nin bir şubesi olan Czartoryski Kraliyet Müzesi, 2019 yılında restore edilmiş ve bugün tüm koleksiyonlar modern ve şık mekanlarda sergilenmektedir.

En Popüler Polonya Müzesi

Varşova Wilanów’daki Kral III. Jan’ın Saray Müzesi, Fotoğraf: Arkadiusz Ziółek / East News

Varşova Wilanów‘daki Kral III. Jan’ın Saray Müzesi, en merak edilen ve en çok ziyaret edilen Polonya müzeleri arasında her zaman ilk sırada yer almaktadır. 17. yüzyılın sonlarından kalma Barok tarzı kraliyet konutunu yılda üç milyondan fazla turist ziyaret etmektedir. Wilanów müzesinde birçok ilgi çekici yer vardır. Burada korunmuş zengin iç mekanlara sahip muhteşem Barok ve Rokoko tarzı kraliyet dairelerini ziyaret edebilir; 17, 18 ve 19. yüzyıl sanat eserlerini hayranlıkla seyredebilir; aynı zamanda Fransız tarzı heykellerle süslenmiş etkileyici bahçede gezinebilirsiniz. Wilanów Saray kompleksi aynı zamanda 1968 yılında dünyada bu türden ilk olarak açılan ve Varşova Ulusal Müzesi’nin bir kolu olan Poster Müzesi‘ni de içermektedir.

Altın Çağ Müzesi

Wawel Kraliyet Kalesi

Wawel Kraliyet Kalesi, muhtemelen Polonya’daki en önemli müze olarak adlandırılabilir. Kökeni 11. yüzyıla uzanan ve bir tepede yer alan kompleks savunma amaçlı dizayn edilmiştir. Wawel Kalesi, 11. yüzyılın sonundan 17. yüzyılın başına kadar kraliyet konutu olarak kullanıldı. Bu dönemlerde kale, gücün ve maneviyatın merkeziydi. Polonya’da tahta geçen hemen her hükümdar Wawel binalarını modernize etti. 

Wawel‘deki en eski anıt yapıları Roma tarzını temsil etmektedir. Polonya Rönesansı’nın bir incisi olan Zygmunt Şapeli, 16. yüzyılda Gotik katedrale eklenmiş ve kale avlusu aynı ruhu yansıtacak bir dönüşüm geçirmiştir. Wawel‘de yaşamış son kral III. Zygmunt Waza, başkenti Varşova’ya taşımadan önce erken Barok tarzındaki kale kanatlarından birini restore ettirdi. 

Bugün, Wawel Tepesindeki müze sadece kraliyet amblemi taşıyan sanat ya da zanaat eserlerini değil aynı zamanda tepenin kendisini ve burada bulunan kale ve katedral binalarını da içermektedir. Polonya-Litvanya Birliği’nin ihtişamı ve gücünün en büyük anıtı olarak, bu hali çok daha değerlidir.

Acı Tarih Müzesi

Auschwitz-Birkenau Eyalet Müzesi, Fotoğraf: Artur Widak/NurPhoto – Getty Images

Bazıları için müze gezisi sanatla bütünleşen büyük bir maceradır, başkaları için de salonlarda sıkıcı bir gezintiden ibarettir. Ancak müzeler eğlence sağlamaktan çok daha önemli bir rol oynarlar: Zorluklarla ve acı dolu tarihin, kötülüğü hatırlatması gereken yerlerin bir belgesidir. Böylece tarihin tekerrür etmemesi için önemli rol oynarlar. 

 Ziyarete açık olan Nazi toplama ve imha kamp alanları ile Oświęcim‘deki Auschwitz-Birkenau Eyalet Müzesi ‘nin kesinlikle böyle bir işlevi bulunmaktadır. Auschwitz kampının 200 hektarlık alanı 1947’de müzeye dönüştürüldü. 1979’da eski Auschwitz-Birkenau‘nun kalıntıları UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne kaydedildi.

Diğer Müzeleri Değiştiren Bir Müze

Varşova Ayaklanma Müzesi, Fotoğraf: Sławomir Kamiński / AG

Başkentte, ayaklanmanın 60. yıldönümü arifesi 31 Temmuz 2004’te, Varşova Ayaklanması Müzesi açıldı. Tesis, Varşova’yı etkileyen bu trajik ve şehrin en önemli olayını anmak için oluşturuldu. Burası şehirdeki birçok etkinlik için hala mihenk taşı. Ancak önemi bununla sınırlı kalmıyor. Eski Belediye Tramvay İstasyonu‘nun alanına entegre edilen müze, bugün benzer tesislerin tasarımını da etkiledi. Mirosław Nizio‘nun ekibi tarafından tasarlanan Varşova Ayaklanma Müzesi‘ndeki sergi, Polonya’da sadece sergilerle değil aynı zamanda multimedya yoluyla hikaye anlatmaya yönelik de ilk girişimlerden biri. Müze yaratıcıları, monitör ve bilgisayarları kullanarak sadece koleksiyonları göstermek değil, aynı zamanda geçmiş olayların iklimini yansıtmak ve tarihi olaylardaki dramatik ruh halini ziyaretçilere hissettirme amacı güttüler. Varşova Ayaklanma Müzesi‘ne olan rağbet, halkın bu anlatım tarzını sevdiğini gösteriyor. Multimedya sergileri o zamandan beri diğer müzelerde de yaygınlaştı.

Kaledeki Müze

Malbork’taki Kale Müzesi, Fotoğraf: Robert Neumann/Forum

Malbork‘taki Kale Müzesi koleksiyonunda heykeller, tablolar, eşsiz kehribar ürünleri koleksiyonu da dahil olmak üzere 40.000 parçalık çalışma sergilense de, yılda 800.000 turisti çeken şey daha çok müzenin etkileyici mimarisidir. Nogat Nehri kıyısında yer alan bu devasa tuğlalardan yapılma Orta çağ binası, müstahkem bir kale ve konut özellikleri taşır. Birçok binadan oluşan bu kalenin inşası 13. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar sürmüştür ve Cermen Tarikatı‘nın önemli şahıslarının oturduğu bir yer olmuştur. 1961’de burası müzeleştirildi, 1997’de Avrupa’da hayatta kalan Orta Çağ kalelerinin en büyüğü olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne eklendi.

Avangart Müze

Łódź’daki Sanat Müzesi’ndeki Neoplastik Oda, Fotoğraf: P. Tomczyk / Wikipedia

Łódź‘daki Sanat Müzesi 1930’da kurulmuştur ve dünyanın en eski ikinci modern sanat müzesidir. Aynı zamanda benzersiz bir müzedir çünkü bu koleksiyon Władysław Strzemiński, Katarzyna Kobro ve Henryk Stażewski’nin topladıkları önemli sanat eserlerinden oluşur. Neoplastik Oda, Władysław Strzemiński tarafından 1930’larda bir araya getirilen Avrupa Avangart Koleksiyonu’nun sergilenmesi için tasarlanmıştır. Bu odada, duvar ve zeminlerdeki renk düzlemlerinden bireysel eserlerin konumuna kadar her detay önemlidir. Mekanın düzenlenme biçimi de başlı başına bir sanat eseridir.

Yeraltı Müzesi

Wieliczka’daki Krakow Tuz Fabrikası Müzesi, Fotoğraf: Artur Grzybowski

Polonya’da endüstri tarihini ve gelişimini anlatan birçok müze var ancak Wieliczka‘daki Krakow Tuz Fabrikası Müzesi, halka açık tuz madeni ve tuz fabrikası kalesi ile bunların arasında müstesnadır. 1978 yılından beri UNESCO Dünya Miras Listesi‘nde yer alan müzede, tuz madenciliği tarihi ve bu mineralin uygarlığın gelişimindeki rolü hakkında çok şey öğrenebilirsiniz. Müzenin araştırma ve koleksiyonu, biranın ilk üretildiği zamanlardan modern zamanlara kadar olan dönemi kapsamaktadır. 

Wieliczka‘daki kaya tuzu madenciliği 1964’te sonlandı. Dokuz seviyeli, 7.481 m² alan ve 327 metre derinlik ile Avrupa’nın en büyük yeraltı müzesi sanatla olağanüstü bir biçimde temas ediyor. Şapel, tren istasyonu, balo salonu ve hatta bir otel gibi amaçlarla tasarlanmış zengin heykel süslemelerine sahip yeraltı odalarına hayran kalabilirsiniz. İlginç bir şekilde, madende bir sağlık tesisi de bulunmaktadır. Ayrıca yer altı salonlarında kalmanın solunum sistemi üzerinde olumlu etkisi olduğu bilinmektedir.

Deniz Müzesi

Ołowianka Tahıl Ambarı ve Gdańsk Ulusal Denizcilik Müzesi, Fotoğraf: Cezary Wojtkowski/Forum

2020’de 60. yılını kutlayan Gdańsk‘taki Ulusal Denizcilik Müzesi, Polonya deniz tarihini ve kültürünü çeşitli şekillerde anlatan birkaç bölümden oluşmaktadır. Müzenin bir kısmı tarihi bir liman vinci olan ünlü Gdańsk Vinci’ni, Gdańsk‘ın Avrupa’nın en önemli limanlarından biri olduğu zamanları, aynı zamanda Ołowianka Adasındaki tahıl ambarlarını anımsatıyor. Burada sadece Polonyalıların deniz ticareti, gemi inşası veya denizcilik arkeolojisinin gelişimi değil aynı zamanda geniş bir deniz resimleri koleksiyonu da sergilenmektedir.

Dar Pomorza Yatı, Fotoğraf: Tomasz Jodłowski/Muhabir/Doğu Haberleri

Müze gemilerden oluşmaktadır. Yelkenli gemi Dar Pomorza ve dökme yük gemisi Sołdek bizlere tarihi ve modern gemilerin nasıl çalıştığına dair bilgi veriyor. 2016 yılında açılan Tczew‘deki Gemi Enkazı Koruma Merkezi tarafından da yayılıyor. Gdańsk Vinci ziyaretçileri denizciliği tanıtan modern bir multimedya tesisidir ve Deniz Kültürü Merkezi‘nin bitişiğinde yer almaktadır. Gdańsk‘taki Ulusal Denizcilik Müzesi aynı zamanda Hel‘deki Balıkçılık Müzesi, Tczew‘deki Vistül Müzesi ve Sztutowo‘daki Vistül Lagün Müzesi‘ni de kapsar. Tüm bu kurumlar Baltık Denizi‘nin Polonya tarihi ve kültüründeki önemini mükemmel bir şekilde göstermektedir.

Polonya’nın En Güzel Müzesi

Varşova Polin Müzesi, Fotoğraf: Arkadiusz Ziółek/East News

Polonya’nın Avrupa Birliğine katılması yeni müzelerin açılmasına fırsat sağladı. Avrupa fonları birçok kurum tarafından yeni ve modern binaların inşası için kullanıldı. Bu sadece müzelerin kalitesinin iyileştirilmesine değil, aynı zamanda mimarinin gelişimine de katkıda bulundu. Çünkü Polonya’da yeni inşa edilen müzelerin çoğu modern mimarinin ödüllü ve ilginç örnekleri. En iyi veya en güzel müze olarak birini seçmek imkansız ancak Polonya’daki Lahdelma&Mahlamäki stüdyosu tarafından tasarlanan ve 2013 baharında faaliyete geçen Varşova’daki POLIN (Polonyalı Yahudiler Tarihi Müzesi) kesinlikle diğer müzeler arasında öne çıkar. Müzenin kalıcı sergisinin hazır olmasından bir yıl önce açılmış bu bina mimarinin de en az sergi kadar önemli bir unsur olduğunu  kanıtlamaktadır. Bugün binanın dışı da -oldukça gösterişli bir sergiyi bulunduran- içi gibi büyüleyicidir. Zengin kültür programına sahip müze, camdan binası ile Varşova sakinlerini kendisine çekmektedir.

Yemek Müzesi

Radzionków Ekmek Müzesi, Fotoğraf: Marek Maruszak/Forum

Çoğumuz müze kelimesini ciddiyetle ilişkilendirir ancak Polonya’da sadece rahat hissetmekle kalmayıp aynı zamanda görme dışındaki duyularınızı harekete geçirebileceğiniz yeme-içme tarihini anlatan müzeler de vardır. Zakopane‘deki Oscypek Müzesi, Toruń‘daki Taze Zencefilli Çörek Müzesi, Tyskie Browary Książęce Müzesi (ve tarihi bira fabrikalarının dönüştürüldüğü diğer birkaç müze daha), Radzionków’daki Ekmek Müzesi, Polonya kaplıcalarındaki tarihi Maden Suyu Pompa Odaları (ve daha pek çoğu) genellikle klasik müzelerden daha samimi bir ortama sahiptir. Bu müzeler sadece yöresel ürünlerin tarihini anlatmakla kalmaz aynı zamanda onları tatmanıza da olanak sağlar.

Krynica Maden Suyu Pompa Odası, Fotoğraf: Jan Włodarczyk/Forum

Her müze, ziyaretçilerin ruhunu doyuracak yemeklerle dolu ancak bazılarının mideyi de doyuracağı kesin.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.