Profesyonel yaşamınızda nasıl ve ne zaman hayır diyeceğinizi öğrenin

Leah kariyerinin başlarında her şeye evet diyordu. Bu makaleyi gözden geçirir misin? -Evet, kulağa ilgi çekici geliyor! Bu sunumu yapar mısın? –Tabii ki! Bu yoğun komitede görev alır mısın? –Memnuniyetle!… Leah, ister alanın bir parçası olma heyecanından isterse de insanları hayal kırıklığına uğratma konusundaki isteksizliğinden kaynaklansın basit bir kelimeyi nasıl söyleyeceğini bilmiyordu: “Hayır”

Çevirmen: Zehra Kılıç

Editör: Arda Köser

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Profesyonel yaşamınızda nasıl ve ne zaman hayır diyeceğinizi öğrenin

Leah kariyerinin başlarında her şeye evet diyordu. Bu makaleyi gözden geçirir misin? -Evet, kulağa ilgi çekici geliyor! Bu sunumu yapar mısın? -Tabii ki! Bu yoğun komitede görev alır mısın? -Memnuniyetle!… Leah, ister alanın bir parçası olma heyecanından isterse de insanları hayal kırıklığına uğratma konusundaki isteksizliğinden kaynaklansın basit bir kelimeyi nasıl söyleyeceğini bilmiyordu: “Hayır”

Çevirmen: Zehra Kılıç

Editör: Arda Köser

Sayfa Düzeni: Erhan Köş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Zehra Kılıç, Marmara Üniversitesi Sosyoloji ikinci sınıf öğrencisi. Disiplinlerarası çalışmalara ilgi duyuyor.

Arda Köser, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapmaktadır. Tarih, sosyoloji, felsefe, edebiyat kısacası tam bir sosyal bilim takipçisi. Öykü, deneme ve şiir okumayı ve yazmayı oldukça sever. Yeni tecrübeler, bilgiler edinmek ve diğer insanlara bilgi ve tecrübelerini yansıtmak en büyük gayesi.

 1300 kelime

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Leah kariyerinin başlarında her şeye evet diyordu. Bu makaleyi gözden geçirir misin? Evet, kulağa ilgi çekici geliyor! Bu sunumu yapar mısın? Tabii ki! Bu yoğun komitede görev alır mısın? Memnuniyetle! Başka bir ülkede, son derece uygunsuz bir tarih ve saatte, hiç de ilgi çekici olmayan bir etkinlikte yer alır mısın? Tabii, neden olmasın. Leah, ister alanın bir parçası olma heyecanından isterse de insanları hayal kırıklığına uğratma konusundaki isteksizliğinden kaynaklansın basit bir kelimeyi nasıl söyleyeceğini bilmiyordu: “Hayır”

Geçmişe bakıldığında Leah daha sık hayır demeliydi. Bir şeye evet demek kaçınılmaz olarak bir başka şeyden -ya da birinden- vakit çalıyordu. Verdiği sözler bir balon gibi şişti, yazma ve danışmanlık gibi temel akademik faaliyetler için ihtiyaç duyduğu zamanı tüketti. Bu fazla adanmışlık hali ayrıca kronik stres durumuna da yol açtı. Bu, akademide yaygın karşılaşılan bir sorundur: Her şeye evet deme eğilimi zamanla, tükenmişliğe, zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarına ve değerli fırsatlarla karşılaşıldığında evet demeye vakit bulamayacak kadar ironik bir sıkışıklık içinde olmaya yol açabilir.

Leah o zamandan beri davetleri nasıl reddedeceğini ya da iş yükünü hafifletebilecek veya fırsatları daha erişilebilir hale getirecek yardımlar alarak ince işleri nasıl öteleyeceğini öğrendi. Bu her daveti reddettiği anlamına gelmiyor. Mesele başkalarına yardım etmek ve bilimin çarklarını döndürmek olduğunda karşılıklı iyiliğin lüzumuna hâlâ yürekten inanıyor. Bir öğretim üyesi olarak yetki alanını kapsayan öğretim, danışmanlık ve bölüme ait görevler gibi belirli yükümlülükleri var ve bunların çoğuna evet demek zorunda. Ancak genel olarak dengeye oturttuğu stratejisi, vereceği sözleri kontrol altında tuttu ve bu da ona daha sürdürülebilir, keyifli bir çalışma hayatı sundu.

Burada sizden, iş yükünüzün sizi profesyonel ve kişisel dengenizi altüst etmekle tehdit edip etmediğini değerlendirmenizi ve taahhütlerinizi proaktif olarak yönetmenize yardımcı olacak stratejiler benimsemenizi istiyoruz.

Ne Zaman Hayır Demeli?

Haftalık takviminizi doldurma noktasına gelmeden önce, hangi davetlere evet diyeceğiniz konusunda bilinçli olmayı alışkanlık haline getirmenizi şiddetle tavsiye ederiz. Gayrı resmi bir maliyet-fayda analizi yaparak bu alışkanlığı edinebilirsiniz.

Potansiyel faydaları saptamak için kendinize şu soruları sorarak başlayın: Bu fırsat, hedeflerim ve değerlerimle uyumlu mu? Ne kadar öğreneceğim? Bu fırsat, önemli profesyonel ilişkiler yaratacak ya da güçlendirecek mi? Gelecekte daha faydalı fırsatlar yaratma olasılığı nedir? Kişisel olarak bu aktivite benim için ne kadar önemli? Ya da Marie Kondo’nun sorduğu gibi: “Neşe uyandıracak mı?”

Daha sonra, olası maliyetleri değerlendirmek için kendinize şu soruları sorun: Hazırlık süresi, seyahat süresi ve lojistiği hesaba kattığımda gerçekten zamanımın ne kadarını alacak? Bu etkinliğin gerçekleşeceği vakitte programımda ne kadar boşluk var? Evet demek benim için önemli olan bir başka şeye evet diyemeyeceğim anlamına mı gelecek? Evet demek kişisel hayatımdan zaman çalacak mı? Bu faaliyet paraya mal olacak mı? Bana ne kadar stres yaşatacak? Son olarak, hayır dersem ters teper mi? 

Soru sormayı bitirdiğinizde artı ve eksileri dikkatle gözden geçirin. Analiziniz bir aktivitenin çok sayıda fayda ve çok az maliyet getireceğini gösteriyorsa bu aktivite evet yanıtı için en iyi aday olacaktır. Diğer taraftan, düşük fayda sağlayan aktiviteler düşük maliyetli bile olsalar net bir hayır cevabı almalıdır. Deneyimlerimize göre en dikkatli düşünmeyi gerektiren aktiviteler, yüksek fayda sağlayan ve yüksek maliyetli faaliyetlerdir. Tarafsız olmak zor olabileceğinden tüm maliyetler ve faydalar üzerinde düşünüp düşünmediğiniz konusunda ikinci bir görüş almak için yakın meslektaşlarınızdan tavsiye almanızı öneririz. Başka bir sorumluluğunuzdan vakit ayırarak yüksek maliyetli bir etkinliğe yer açıp açamayacağınızı enine boyuna düşündükten sonra nihayet doğru olduğunu düşündüğünüz bir karar verin.

Leah kısa süre önce yeni bir girişime başkanlık etmesi istendiğinde bunu yaptı. Bu fırsat, ona üniversitenin “Başlık IX”¹ sürecini yeniden değerlendirmesine ve fakülte tüzüğünün geliştirilmesine katkıda bulunma imkânı verecekti. Fakat bu çokça zaman ayırması gereken bir iş olduğundan, buraya evet demeden önce başka bir yerden zaman kırpması gerektiğine karar verdi. Nihayetinde, Science Careers’daki köşe yazarlığı işinden bunu son köşe yazısına konu ederek ayrılmaya karar verdi.

1 – Başlık IX, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1972 Eğitim Değişikliklerinin bir parçası olarak kabul edilen ve eğitim programlarında cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklayan federal bir medeni haklar yasasıdır. (ç.n)

Bu kararların bazı insanlar için iki kat zor olabileceğini belirtmekte fayda var. Kariyerinin başındaki bilim insanları, özellikle istek daha kıdemli birinden geliyorsa, hayır demenin sonuçları konusunda endişeli olabilirler. Tarihsel olarak yetersiz temsil edilmiş gruplara mensup bilim insanlarından, genellikle aşırı miktarda zorlu ve zaman alıcı hizmetleri üstlenmeleri istenir, onlar da özellikle işin önemli olduğunu düşündüklerinde hayır demekte güçlük çekebilirler. Hatırlatıyoruz, işleri tek başınıza halletmek zorunda olmadığınızı unutmayın. Sizi destekleyebilecek, dürüst ve samimi tavsiyelerde bulunabilecek (hem kurumunuz içinden hem de dışından) kıdemli arkadaşlar ve akıl hocaları bulmanızı öneririz.

“Hayır” ya da “Belki”nin Kullanımı: Nasıl Hayır ya da Belki Denilir?

Bir sonraki adım, her zaman kolay olmasa da -özellikle de cevabınız hayır ise- net bir şekilde cevabınızı dile getirmek. Doğrusu hayır demekten kaçınmak için bize getirisi olmayan ne de çok aktiviteye evet demişizdir! Aynı zamanda, hayır demekte o kadar güçlük çeken arkadaşlarımız var ki talepleri tamamen görmezden gelme gibi kaba bir strateji uyguluyorlar. Başka bir deyişle hiçbir karşılık vermiyorlar. Bunlar elbette iyi stratejiler değil, bu nedenle nasıl dürüst bir yanıt verileceğini bulmak, fazla yükümlülük almaktan ve düşük fayda sağlayan faaliyetlere harcanan zamandan kaçınmaya yardımcı olabilir. İşte olası yanıtlar için örnekler: 

“Kesinlikle hayır.” 

Bazı etkinlikler net bir şekilde hayır demeyi gerektiriyor. Bu isteklere karşılık verirken nazik ama kararlı olmanızı öneririz. Örneğin, şöyle diyebilirsiniz:

Davetiniz için çok teşekkür ederim. Kitabınız kulağa ilgi çekici gelse de hâlihazırda tamamlamam gereken yazı projeleri olduğu için maalesef kitabınız için bir bölüm yazamam. Belki şu isimlere sormak isteyebilirsiniz (alandaki diğer akademisyenlerin adını yazınız).

“Şu an değil.” 

Bazı istekler için şu anda yeteri kadar zamanınız olmayabilir ama ilerleyen zamanlar için faydaların maliyetlere ağır bastığını görebilirsiniz. Bu durumlarda, hayır demektense gelen teklifi bazı yönlerden müzakere edebilirsiniz. Örneğin, şöyle diyebilirsiniz:

Bu makaleyi derginiz için gözden geçirmemi istediğiniz için teşekkürler. Memnuniyetle yaparım fakat diğer yükümlülüklerimden ötürü iki haftalık bir sürede yapmam mümkün değil. İncelemeyi tamamlamam için dört hafta süre verilirse evet diyebilirim.

“O kadar değil.” 

Bazı talepler için faydalar avantajlı gözükebilir ancak talebin kapsamı çok maliyetli olabilir. Bu durumlarda evet diyerek fazla yükün altına girmek ya da kesin bir şekilde hayır demektense daha elverişli bir kapsam için müzakere yapmayı düşünebilirsiniz. Bu kapsam, içerik yelpazesini ve zaman taahhüdünü daraltmayı veya seyahat etmek yerine işi çevrimiçi halletmeyi talep ederek azaltılabilir. Örneğin, şunu söyleyebilirsiniz:

Bölümünüzde atölye çalışması yürütmek için beni seçmenizden onur duydum, çok teşekkür ederim! Maalesef, mevcut sorumluluklarım tam günlük bir çalışma yürütmekten beni alıkoyacak, ancak onun yerine bir saatlik özel ders verebilirim. Sizin için de uygun mu?

“Anlaşma biraz daha sevimli hale getirilirse olabilir.” 

Önceki örneklerimiz maliyetleri azaltmayı amaçlıyordu. Faydaların artması için de müzakerede bulunmak mümkün. Örneğin şöyle diyebilirsiniz:

Laboratuvar toplantınız için sunum yapmayı teklif ettiğiniz için teşekkür ederim. Yapmaktan memnuniyet duyarım, özellikle de seyahat masraflarımı karşılarsanız ve üzerinde çalıştığım projem için tavsiyelerinizi almak üzere birebir bir görüşme ayarlamayı uygun görürseniz. Bu mümkün olabilir mi?

“Faydalar ve maliyetler daha net belirtilirse, olabilir.” 

Bazı talepler mevcut fayda ve maliyet değerlendirmesi yapmanızı mümkün kılacak yeterli detayları içermez. Karar vermenize yol göstermesi için net bir açıklama istemekten çekinmeyin. Örneğin şöyle diyebilirsiniz:

Öğrencilerinize, projeleri için bu karmaşık analizi nasıl yürüteceklerini öğretmek üzere beni seçmenizden onur duydum. Bu görevi üstlenip üstlenemeyeceğimi değerlendirmek için birkaç sorum var. Zaman çizelgesi ve bitirmem için benden istenilen süre hakkında bilgi verir misiniz? Projede ortak çalışan ve nihai eş yazar olarak kabul edilecek miyim?

Eğitiminizde ve kariyerinizde ilerledikçe bu fırsatların arttığını görebilirsiniz.  Bu fırsatlar heyecan verici olsa da hepsine evet demenin sakıncaları var. Doğru şeylere hayır demek, bir yandan sürdürülebilir bir iş yükünü koruyup aşırı stresten sizi uzak tutarken ve yükümlülüklerinizi yerine getirememe riskini azaltırken aynı zamanda yüksek fayda sağlayan faaliyetleri öncelemenize de yardımcı olacaktır.

Bu yıl “hayır” becerilerinizi güçlendirmek için üç şey yapmanızı öneririz: İsteklere evet demeden önce dikkatlice düşünmeyi bir öncelik haline getirin, maliyetleri ve faydaları tartmanıza yardımcı olabilecek akıl hocaları veya meslektaşlar belirleyin ve son olarak mevcut taahhütlerinizi, kendinize ayırmanız gereken vakti size sağladığından emin olmak için gözden geçirin.

Leah’a gelince geçtiğimiz iki buçuk yıl içinde Genç Bilim İnsanlarına Mektuplar’daki meslektaşlarıyla çalışma şansı bulduğu için minnettar bir vaziyette, köşe yazarlığı işinden ayrılıyor. Bu köşe yazılarını yazmak düşük maliyetli, yüksek fayda sağlayan bir deneyim olsa da özellikle yeni, yüksek fayda sağlayan fırsatlarla karşılaşıldığında bazen bu faaliyetlere bile son verebilmek gerekiyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
Share on telegram

Başka Yazılar

Haftalık Bültene Katılın

Her hafta pazar günü dilsosyal’de yayınlanan içerikleri kısa özetler halinde size yollayalım.

*Her e-postanın altında bulunan “Abonelikten Ayrıl” butonunu kullanarak dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.